Ana içeriğe atla

Kayıtlar


  
 
Print Friendly and PDF

ZÂHİR VE BÂTIN ARASINDAKİ SIRAT-I MÜSTAKÎM: ŞERİAT VE HAKİKATİN TE’LÎFİ

  "İslam düşünce tarihinde zâhir / dış ve bâtın / iç dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan fıkhî ve tasavvufî aşırılıklar, hakikati ya ruhsuz bir kalıba ya da kuralsız bir coşkuya hapsetme tehlikesi taşımaktadır." İslam'ın ilk asırlarında zühd / asceticism (dünyadan el çekme) hareketi mutedil / moderate (ölçülü) bir seyir izlerken, Hicri II. asırdan itibaren zâhidlerin yerini mutasavvıfların almasıyla birlikte dinî hayatta yeni bir evre başlamıştır. Fıkıh ilminin zamanla bir merasim ve "kîl u kâl" / empty talk (dedikodu) yığınına dönüşmesi, halkın sadece zâhirî hükümlerle yetinip dinin ruhundan uzaklaşmasına yol açmıştır. Bu duruma bir tepki olarak doğan tasavvuf ise, bazı çevrelerde şeriatın tamamen terk edildiği "İbâhiye" / antinomianism (kuralsızlık) veya "Hulûliye" / incarnationism (Tanrı'nın insana girmesi) gibi uç noktalara savrulmuştur. Fıkhî Formalizm ve Tasavvufî Sekr Arasındaki Kırılma Fıkıhçıların dini yalnızca "düny...

Yahudi İnancında Öte Alem: Göklerdeki Yolculuğun Katmanları

Yahudi düşünce tarihinin derinliklerinde ölümden sonraki yaşama dair gelişim evrelerini inceleyen bu araştırma, orijinal adı "Journey to Heaven: Exploring Jewish Views of the Afterlife" olan ve Leila Leah Bronner tarafından kaleme alınan çalışmaya dayanmaktadır. Yazarın yaşamı ve düşünce dünyası Bu kapsamlı araştırmanın temelini oluşturan eserin yazarı, Çekoslovakya doğumlu bir akademisyen ve toplum aktivisti olan Leila Leah Bronner’dır. Hasidik bir aileden gelmiş ve 1930’larda Nazilerden kaçarak Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınmıştır. Güney Afrika’da Eski Sami Dilleri ve Tarihi alanında doktora yapan ilk kadın olma unvanına sahiptir. Kadınların Yahudi kutsal metinlerine erişimi ve eğitimi konusunda öncü bir figür olmuş, bu ilgisi Güney Afrika’da kendi adına bir kız lisesi açılmasıyla taçlandırılmıştır. Kendisini en çok meşgul eden konulardan biri, Tevrat’ın ahiret konusunda neden bu kadar sessiz kaldığı sorusuydu; bu merakı onu bu kapsamlı çalışmaya itmiştir. Yazar...

İblisi Okumak...Ahmet Cemil Akıncı

  İnsan, ilimde Kur’an’ı rehber yapmadığı halde, böylesine ilerledi... Eğer yapsaydı, kimbilir şimdi hangi mertebedeydi!...Çok zaman kaybedildi. İnsan, cini, şeytanı, İblis’i birbirine karıştırmıştır. Cin, şeytan, iblis yaratılışında insanların da bulunduğunu kavrayamamıştır. Her neyse... Hazreti Allah Teâlâ daha önce de kainatı yine bir: «Ol!..» emriyle yaratmıştı. Kendi zatından başka hiçbir sev mevcut değilken, birden biri yarattıklarına aks ederek zahir olmuştu. Tecelli etmişti. Varlığı âyet âyet yazıldı. Tecelli etti. Bu kelimelere itibar edileceğine, çirkinde, fenada, İsrar edenler çıkıyordu ve çıkacaklardı... Kimdi bunlar?...N’eyse… Kalem, Allahın tecellisinde kâinatları halk eden aracı vasıta, baş mimardı? Hazreti Allah (Celle Celâluhu), âlemleri var edeceği zaman, ilk yarattığı Kalem’e buyurdu. Kalem, bizatihi Hazretii Allah (Celle Celâluhu) ın kudretinin kuvetinin yaratıcılığının tecellisinden başka bir şey değildi.   Kalem’in Allahın sunduğu ra...