Ana içeriğe atla

Kayıtlar


  
 
Print Friendly and PDF

ERLERİN HAYZI: KERAMET İFŞASININ MANEVİ REZALETİ VE NEFSİN GİZLİ TUZAKLARI

  "Tasavvuf düşüncesinde velilerin elinde zuhur eden olağanüstü hallerin / miracles halka arz edilmesi ve birer üstünlük nişanesi olarak sergilenmesi, hakikat erleri tarafından en sert ifadelerle reddedilmiş; bu durum manevi bir 'hayz' / menstruation hali olarak nitelenmiştir." Kaynaklarda kerametlerin gizlenmesi (kitmân) asıl kabul edilirken, bunları açıklamak veli için bir rüsvaylık ve "Ricâ-ül hayz" / erlerin hayz görmesi şeklinde tanımlanan ağır bir hicap / veil (perde) vesilesi sayılmıştır. Hayz-ı Ricâl: Keramet İfşasının Manevi Analizi Velayet makamına eren zatların kerametlerini saklamaları, dindarlığın ve kulluk edebinin bir gereği olarak görülürken, bu hallerin izharı / disclosure manevi bir kirlilik olarak kabul edilmiştir. Ariflerin bu durumu hayz / menstruation ile eş tutmalarının temel sebebi, tıpkı kadınların hayızlı oldukları dönemde ibadetten ve Hakk'ın huzurunda bulunmaktan (camiye girmekten) mahrum kalmaları gibi, kerametiyle övün...

ZÂHİR VE BÂTIN ARASINDAKİ SIRAT-I MÜSTAKÎM: ŞERİAT VE HAKİKATİN TE’LÎFİ

  "İslam düşünce tarihinde zâhir / dış ve bâtın / iç dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan fıkhî ve tasavvufî aşırılıklar, hakikati ya ruhsuz bir kalıba ya da kuralsız bir coşkuya hapsetme tehlikesi taşımaktadır." İslam'ın ilk asırlarında zühd / asceticism (dünyadan el çekme) hareketi mutedil / moderate (ölçülü) bir seyir izlerken, Hicri II. asırdan itibaren zâhidlerin yerini mutasavvıfların almasıyla birlikte dinî hayatta yeni bir evre başlamıştır. Fıkıh ilminin zamanla bir merasim ve "kîl u kâl" / empty talk (dedikodu) yığınına dönüşmesi, halkın sadece zâhirî hükümlerle yetinip dinin ruhundan uzaklaşmasına yol açmıştır. Bu duruma bir tepki olarak doğan tasavvuf ise, bazı çevrelerde şeriatın tamamen terk edildiği "İbâhiye" / antinomianism (kuralsızlık) veya "Hulûliye" / incarnationism (Tanrı'nın insana girmesi) gibi uç noktalara savrulmuştur. Fıkhî Formalizm ve Tasavvufî Sekr Arasındaki Kırılma Fıkıhçıların dini yalnızca "düny...

Yahudi İnancında Öte Alem: Göklerdeki Yolculuğun Katmanları

Yahudi düşünce tarihinin derinliklerinde ölümden sonraki yaşama dair gelişim evrelerini inceleyen bu araştırma, orijinal adı "Journey to Heaven: Exploring Jewish Views of the Afterlife" olan ve Leila Leah Bronner tarafından kaleme alınan çalışmaya dayanmaktadır. Yazarın yaşamı ve düşünce dünyası Bu kapsamlı araştırmanın temelini oluşturan eserin yazarı, Çekoslovakya doğumlu bir akademisyen ve toplum aktivisti olan Leila Leah Bronner’dır. Hasidik bir aileden gelmiş ve 1930’larda Nazilerden kaçarak Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınmıştır. Güney Afrika’da Eski Sami Dilleri ve Tarihi alanında doktora yapan ilk kadın olma unvanına sahiptir. Kadınların Yahudi kutsal metinlerine erişimi ve eğitimi konusunda öncü bir figür olmuş, bu ilgisi Güney Afrika’da kendi adına bir kız lisesi açılmasıyla taçlandırılmıştır. Kendisini en çok meşgul eden konulardan biri, Tevrat’ın ahiret konusunda neden bu kadar sessiz kaldığı sorusuydu; bu merakı onu bu kapsamlı çalışmaya itmiştir. Yazar...
Arşiv Keşif Ağı: