"İslam düşünce tarihinde zâhir / dış ve bâtın / iç dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan fıkhî ve tasavvufî aşırılıklar, hakikati ya ruhsuz bir kalıba ya da kuralsız bir coşkuya hapsetme tehlikesi taşımaktadır." İslam'ın ilk asırlarında zühd / asceticism (dünyadan el çekme) hareketi mutedil / moderate (ölçülü) bir seyir izlerken, Hicri II. asırdan itibaren zâhidlerin yerini mutasavvıfların almasıyla birlikte dinî hayatta yeni bir evre başlamıştır. Fıkıh ilminin zamanla bir merasim ve "kîl u kâl" / empty talk (dedikodu) yığınına dönüşmesi, halkın sadece zâhirî hükümlerle yetinip dinin ruhundan uzaklaşmasına yol açmıştır. Bu duruma bir tepki olarak doğan tasavvuf ise, bazı çevrelerde şeriatın tamamen terk edildiği "İbâhiye" / antinomianism (kuralsızlık) veya "Hulûliye" / incarnationism (Tanrı'nın insana girmesi) gibi uç noktalara savrulmuştur. Fıkhî Formalizm ve Tasavvufî Sekr Arasındaki Kırılma Fıkıhçıların dini yalnızca "düny...
İsmail Hakkı Altuntaş 2
ismailhakkialtuntas.blogspot.com kontrolünde bir blog
