Kurgulanmış Hakikatlerin Gölgesinde Toplumsal İkiyüzlülük: Gabriel García Márquez Edebiyatında Yalan, İktidar ve Pasif Kabulleniş
...García
Márquez'in halkın ve yönetimin yalan ile kurgusal düzeni doğruluktan üstün
tutması, kendisine dokunana kadar iktidarın etrafında kümelenmesi üzerindeki
düşünceleri... ele alındığında, yazarın tüm edebi ve siyasi külliyatı boyunca
kitlelerin ve erk odaklarının gerçeğin yıkıcı sorumluluğundan kaçmak için
sığındıkları kolektif yanılsamaları (illusion / yanılsama) son derece
acımasız bir neşterle teşhir ettiği görülür. Márquez'e göre toplumların ve
tiranların ortaklaşa kurduğu bu sahte düzen, sadece baskı mekanizmalarından
değil, kitlelerin huzurlarını bozacak hakikatler yerine konforlu yalanları
bizzat tercih etmelerinden beslenir.
İktidarın
devamlılığı ve kitlelerin pasif rızası, muktedirlerin baskısından ziyade
toplumun kendi rahatını bozacak hakikatlerden kaçarak resmi yalanları kolektif
olarak kabullenmesine dayanır.
1. Yalanın ve İllüzyonun Konforu: Doğruya Karşı
Kurgusal Düzen
García Márquez, yapıtlarında yönetenlerin ve
yönetilenlerin gerçeğin ağır sorumluluğundan kaçmak için yalanı ve kurgulanmış
düzeni bilinçli biçimde doğruluktan üstün tuttuklarını gösterir.
- Diktatörlüğün Felsefi Temeli (Patriarkın
Sonbaharı): Yazar, Patriarkın Sonbaharı (The
Autumn of the Patriarch) romanında tiranlaşan bir yönetimin toplumsal
psikolojisini çözümlenirken diktatörün zihninden geçen şu tespitle yalanın
iktidardaki yerini özetler: "Bir yalan; kuşkudan daha konforlu, aşktan daha kullanışlı ve
doğrudan daha kalıcıdır". Yönetim, kitlelerin belirsizlikten ve
kuşkudan korktuğunu bildiği için tek nüshalık sahte gazeteler basar,
kurgulanmış zafer haberleri üretir ve toplum da bu kurguya isteyerek
inanır.
- Kolektif Yanılsamaya Sığınma (Yüzyıllık
Yalnızlık): Yüzyıllık Yalnızlık (One Hundred
Years of Solitude) eserinde Macondo halkı uykusuzluk hastalığına ve
hafıza kaybına maruz kaldığında, "pek çok kişi kendi uydurdukları düşsel bir gerçeğin
büyüsüne kapılmayı daha rahatlatıcı bulmuştur". Benzer
şekilde Muz Şirketi'nin (United Fruit Company) gerçekleştirdiği
3.000 işçinin katledildiği Muz Katliamı sonrasında resmi makamların
"hiçbir şey olmadı, işçiler evlerine dağıldı" yalanı karşısında
toplum, resmi tarihin bu aldatmacasını kabullenmeyi seçmiştir.
Toplumlar, özgürlüğün getirdiği ağır vicdani
sorumlulukla yüzleşmektense, iktidarın sunduğu konforlu yalanların güvenli
illüzyonunda yaşamayı tercih ederler.
2. Kendisine Dokunana Kadar İktidara Yanaşma ve
Fırsatçı Dalkavukluk (Adulation / Yalakşılık)
Márquez'in eserlerinde, toplumun ve güç
odaklarının tiranlığa karşı tutumu genellikle kişisel çıkarlar ve tehlikenin
uzaklığı üzerinden şekillenir. İnsanlar zulüm veya haksızlık başkalarının
başına geldiğinde sessiz kalır, hatta iktidarın nimetlerinden yararlanmak adına
dalkavukluk (adulation / yalakşılık) yaparlar.
- Çıkar Ortaklığı ve İkiyüzlülük: Patriarkın
Sonbaharı'nda diktatörün etrafını saran bürokratlar, komutanlar ve
dini temsilciler, tiranın halka yaptığı eziyetlere ve katliamlara göz
yumarlar. Diktatörün sahte mukaddesat ve rölik ticaretinden servet edinen
bu kitle, "yüzüne karşı rüku edip arkasından dil çıkaran"
ikiyüzlü bir sadakat sergiler.
- Tehlike Kapıya Dayanana Kadar Suskunluk (Kötü
Saat ve Yaprak Fırtınası): Kötü
Saat (In Evil Hour / La Mala Hora) ve Yaprak Fırtınası (Leaf
Storm) yapıtlarında, kasaba halkının ve yerel yöneticilerin tutumu
incelenir. Kötü
Saat'te
belediye başkanı ve kolluk kuvvetleri baskı kurarken, toplum ancak duvar
ilanları (pasquines / duvar ilanları) kendi mahrem sırlarını ifşa
ettiğinde veya cinayetler kendi kapılarını çaldığında dehşete düşer.
Yaprak Fırtınası'nda ise kasaba halkı yaralı askerleri kapısından
çeviren doktora karşı yıllarca kolektif bir linç arzusu beslerken,
yönetimin ve makamların yasadışı uygulamalarına ses çıkarmaz.
3. Romanlarda Yalan, İktidara Yakınlık ve
Toplumsal Tepkisizlik Temalarının Analizi
...García Márquez romanlarındaki bu temaların
işleniş biçimlerine bakıldığında..., yönetimin yalan aygıtları ile halkın
pasifliği arasındaki ilişki şu standart tabloda belirginleşmektedir:
|
Eser / Roman |
İktidar ve Yönetim Boyutu |
Toplumsal Kabulleniş ve Yalan Tercihi |
Kendisine Dokunana Kadar Tepkisizlik Örneği |
|
Patriarkın Sonbaharı (The
Autumn of the Patriarch) |
Diktatörlük rejiminin sahte gazeteler, yapay
kutlamalar ve sömürü mekanizmaları kurması. |
"Yalanın kuşkudan konforlu, doğrudan
kalıcı olduğu" kabul edilerek tiranın ölümsüzlük mitine inanılması. |
Saray çevresindekilerin ve dalkavukların, terör
ve cinayetler kendi ailelerini vurana kadar tirana biat edip servet edinmesi. |
|
Yüzyıllık Yalnızlık (One
Hundred Years of Solitude) |
Devletin ve Muz Şirketi (United Fruit
Company) avukatlarının katliamı hukuken ve resmen yok sayması. |
3.000 işçinin öldürülmesine rağmen
"Macondo'da hiçbir şey olmadı" yalanının resmi tarih olarak
benimsenmesi. |
Kasaba halkının, şirketin getirdiği sahte
zenginlik devam ettiği sürece sömürüye göz yumması; felaket kasabayı vurunca
çaresiz kalması. |
|
Kötü Saat (La Mala Hora) |
Belediye başkanı ve kolluk kuvvetlerinin
sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ile baskı kurması. |
Kasabaya asılan gizli hiciv ilanlarının (pasquines
/ duvar ilanları) yarattığı dedikodu ve şüphe ortamına teslim olunması. |
Kasaba sakinlerinin, tehdit ve cinayetler kendi
kapılarına dayanana kadar yetkililerin keyfi uygulamalarına göz yumması. |
|
Yaprak Fırtınası (Leaf
Storm) |
Belediye başkanının yasalara aykırı hareket
ederek kasabanın nefretini körüklemesi. |
Kasabanın, yaralıları tedavi etmeyen doktora
karşı duyduğu kolektif öfkeyi Hıristiyanlık görevinden üstün tutması. |
Kasabalıların, doktorun cesedine bile
Hıristiyan defin hakkı tanımayacak kadar linç kültürüne ortak olması. |
4. Resmi Tarihin Kurgulanması ve Kolektif
Unutkanlık (Collective Amnesia / Toplumsal Hafıza Kaybı)
García Márquez'e göre iktidarın en büyük gücü,
toplumsal hafızayı silme (collective amnesia / toplumsal hafıza kaybı)
ve yalanı tek gerçeklik olarak dikte etme yeteneğidir. Yüzyıllık Yalnızlık'ta
katliamdan kurtulan tek kişi olan José Arcadio Segundo'nun "üç bin kişi öldürüldü" çığlığına
karşı, devletin okullarında ve resmi belgelerinde "hiç kimsenin
ölmediği" bilgisinin yer alması, halkın da bu yalanı huzurunu bozmamak
adına kabul etmesi yazarın toplumsal eleştirisinin zirvesini oluşturur.
Sonuç olarak García Márquez, halkın doğruluğa
değil, kurgulanmış düzene ve konfora meyilli olduğunu; iktidarın zulmüne karşı
direncin ise ancak tehdit kişisel alana girdiğinde ortaya çıktığını acı bir
tarihsel hakikat olarak sunmaktadır.
Kaynakça (APA Formatı)
- García Márquez, G. (1967). One Hundred Years of Solitude
(Trans. Gregory Rabassa). New York: HarperCollins.
- García Márquez, G. (1975). The Autumn of the Patriarch (Trans.
Gregory Rabassa). New York: HarperPerennial.
- García Márquez, G. (1955). Leaf Storm and Other Stories (Trans.
Gregory Rabassa). New York: Harper & Row.
- García Márquez, G. (1966). In Evil Hour / La Mala Hora. Mexico:
Era.
- Martin, G. (2008). Gabriel García Márquez: A Life. London:
Bloomsbury Publishing.
