Ana içeriğe atla

  
 
Print Friendly and PDF

İnanç İllüzyonu, Dini Kurumlar ve İnsanın Tanrı Arayışı

 

: Richard Condon’ın Din Felsefesi, Eleştirileri ve Müspet Görüşleri

" " Din kavramı, tanrı tasavvuru, ruhban sınıfının yozlaşması ve inancın insan psikolojisindeki yeri, Richard Condon romanlarının ve sosyo-politik metinlerinin en derin felsefi temalarından birini oluşturmaktadır.

Richard Condon'ın dinlere yaklaşımı, yüzeysel bir inanç karşıtlığı ya da tek taraflı bir reddediş değildir. Aksine Condon, dinlerin insanlık tarihinde nasıl ortaya çıktığını, kurumsallaştıkça güç odakları tarafından nasıl araçsallaştırıldığını, buna karşın bireysel düzeyde inancın insana nasıl bir asalet, düzen ve estetik sığınak sağladığını bir theology / din bilimi uzmanı titizliğiyle ele almaktadır.

Dinler ve kurumsal inançlar, tarih boyunca güç odakları tarafından kitleleri denetlemek ve rıza üretmek amacıyla kullanılan en etkili araç olmuştur.

İnsanın kendi zihninde kurguladığı tanrısal yapılara bağımlı hale gelmesi, bireysel özgürlükten ve sorumluluktan kaçışın en derin tezahürüdür.


1. Richard Condon'ın Dini İnancı ve İnsan zihnindeki Tanrı Tasavvuru

Richard Condon, kişisel inanç dünyasında herhangi bir dogmatik / kalıplaşmış dini sistemin dar kalıplarına sıkışmayı reddeder. Yazarın felsefi duruşunda tanrı kavramı, insanoğlunun ilgi duyduğu, sığındığı ve zihninde büyüttüğü değerlerin bütününü temsil eder.

  • "Herhangi Bir Tanrı İş Görür" Felsefesi: Any God Will Do eserinin girişinde yer alan "İlgi hayattır, ilgi ipucudur... Ve herhangi bir Tanrı iş görür" ("Any God will do" / herhangi bir Tanrı iş görür) dizeleri, inancın biçiminden ziyade insanda uyandırdığı zihinsel odaklanmaya dikkat çeker. Condon'a göre yeryüzünde insan sayısından daha fazla tanrı tasavvuru vardır; çünkü her birey kendi ihtiyaçlarına göre görünmez ilahlardan oluşan bir seçki yaratır.
  • Tanrı'nın İnsanın Yüce Bir Fikri Olması: A Trembling Upon Rome / Roma Üzerinde Bir Titreme romanında Papa XXIII. Johannes (Baldassare Cossa) karakterinin ağzından dile getirilen görüşlerde, "Eğer bir Tanrı olsaydı, Kilise'nin bu karmaşık yapılarına gerek kalır mıydı? Tanrı insanın yüce bir fikridir. Kilise ise Tanrı'yı kafese kapatan soğuk papazların ve avukatların genişleyen yozlaşmasıdır. Din, ruhlar üzerinden yürütülen siyasi bir pazarlıktan ibarettir" ifadeleri yer alır.
  • Ruhun Zihindeki Yeri: Operation Mind Control / Zihin Kontrolü Operasyonu çalışmasında Condon, ruhun soyut ve mistik bir mekanda değil, insan zihninin son derece karmaşık bireysel şartlanmalarında (conditioning / şartlanma) yaşadığını vurgular.

(Kaynak: Any God Will Do.pdf, Pasaj 2, 3; romada bir titreme.pdf, Pasaj 818; Zihin kontrolü.pdf, Pasaj 110)


2. Dinlere ve Kurumsal İnanç Sistemlerine Yönelttiği Sert Eleştiriler

Condon'ın eserlerinde dinlerin özünden ziyade, kurumsallaşmış yapısına ve güç odaklarıyla kurduğu kirli ilişkilere yönelik ağır eleştiriler öne çıkar:

A. Dinin Siyasete ve Güç Odaklarına Araç Edilmesi ("Politics of the Centuries")

Mile High / Bir Mil Yüksekte romanında Paddy West'in oğluna verdiği öğüt, Condon'ın dinlerin siyasi kullanımı hakkındaki temel görüşünü özetler: "İnsanların dinlerini kullan Eddie... Din, yüzyılların siyasetinden başka bir şey değildir" (politics of the centuries / yüzyılların siyaseti).

  • İçki Yasağı ve Evangelist Baskı: Amerikan Birleşik Devletleri tarihsel sürecinde içki yasağının (prohibition / içki yasağı) kabul edilmesinde radikal Evangelist / Protestan kiliselerin siyasi ve ticari hırsları etkili olmuştur. Kiliseler, ahlak ve din söylemlerini kullanarak devasa finansal imparatorluklar kurmuş ve suçu meşrulaştırmıştır.

B. Kurumsal Kilisenin ve Ruhban Sınıfının Yozlaşması (Simony / Dini Makam Satıcılığı)

A Trembling Upon Rome ve para aşktır (Money Is Love) eserlerinde Katolik Kilisesi'nin Orta Çağ'dan itibaren geçirdiği finansal çözülme ele alınır. Dini makamların parayla satılması (simony / dini makam satıcılığı), cennetten yer satma belgeleri (indulgences / günah bağışlama belgeleri) ve halktan toplanan ağır vergiler sert bir dille teşhir edilir. Reformcu Jan Hus'un da belirttiği gibi, kurumsal kilise bir hukukçular ve avukatlar konsorsiyumuna dönerek Tanrı'nın otoritesini kendi bürokratik iktidarlarıyla değiştirmeye çalışmıştır.

C. Teknolojik Dinler, Medya İncilciliği ve İsa-Bilgisayar Hicvi

  • İsa, Bilgisayar Kilisesi (dikey gülümseme): The Vertical Smile romanında Condon, Amerika Birleşik Devletleri'nin geleneksel İtalyan, İskoç veya Alman ibadet biçimlerini terk ederek kendine özgü yerel bir din arayışına girdiğini ve "İsa, Bilgisayar Kilisesi"ni (Church of Christ, Computer / İsa, Bilgisayar Kilisesi) yarattığını kurgular. Bu sistemde cemaat günahlarını delikli kartlarla (punchcard / delikli kart) sıralara yerleştirilen yuvalara atar ve bilgisayar anında mor renkte printed / basılı bir "Bağışlama Sertifikası" (Certificate of Absolution / Bağışlama Sertifikası) çıkarır.
  • Televizyon Vaizleri ve Şirketleşen Din (Emperor of America): Emperor of America / Amerika İmparatoru romanında tüm dünya dinleri (Katolik, Protestan, İslam, Hinduizm, Budizm, Yahudilik) birleşerek sömürüyü azaltmak için dev bir şirket kurar; başına da Harvard İşletme Okulu mezunu bir icra kurulu başkanı (CEO / tepe yönetici) getirilir. Televizyon ekranlarından şov dünyası estetiğiyle ("charismatic televised religion") halka vaaz veren vaizler kitlelerin dikkatini iç politikadaki başarısızlıklardan uzaklaştırmak için kullanılır.

(Kaynak: mile high.pdf, Pasaj 617, 620, 629, 638; romada bir titreme.pdf, Pasaj 850, 868, 869, 872; dikey gülümseme.pdf, Pasaj 369, 404, 429; empreror amerika.pdf, Pasaj 528, 529, 542)


3. Dinlerin Müspet (Olumlu) Göreceği Yönleri ve İnsan Ruhundaki Değeri

Richard Condon, dinlerin kurumsal olarak yozlaşmasını eleştirse de, inancın üç temel müspet / olumlu yönünü övgüyle dile getirir:

A. Özgürlük ve Soyut Tanrı Bilinci (Yahudi Felsefesi)

Sonsuz sayıda ayna  (An Infinity of Mirrors) romanında Paul-Alain Bernheim, kızı Paule'e Yahudi inancının insanlık tarihine yaptığı en büyük katkıyı anlatır. Yahudilerin insan biçimli, somut tanrıları reddedip soyut tek bir Tanrı (abstract God / soyut Tanrı) kavramı geliştirerek dünyada özgürlük fikrini herkesten önce kavradıkları belirtilir. İnsanın görünürdeki fani güçlere, krallara veya putlara tapmasını engelleyen tek şey, zihninde taşıdığı bu soyut inançtır.

B. İnancın Bireye Kazandırdığı Asalet (Noblesse / Asalet) ve İnanç Gücü

Any God Will Do romanında San karakteri, ana karakter Francis'in aristokrat olduğuna dair yaşadığı akli hezeyanı ve inancı değerlendirirken müspet bir tespit yapar. Halkın ve din adamlarının inançları sığlaştırıp banka çekleriyle ödenebilir hale getirdiği bir dünyada, bir insanın bir şeye kararlılıkla ve samimiyetle inanmasının ona prensere özgü bir asalet (noblesse / asalet) ve ruhsal dayanıklılık kazandırdığı vurgulanır.

C. Estetik, Sanat, Mimari ve Toplumsal Düzen

Condon romanlarında dini ritüellerin, törenlerin, Gotik mimarinin, koro müziklerinin ve resim sanatının insan ruhunda yarattığı estetik doyumu onaylar. Din; Beethoven'dan Velázquez'e, görkemli katedrallerden kutsal ayin müziklerine kadar insanlığın en büyük sanat eserlerini üretmesini sağlayan ilham kaynağı olarak görülür. Ayrıca Mile High romanında Irene karakterinde olduğu gibi, samimi inanç insanları yıkıcı hırslardan koruyan saflık ve toplumsal huzur sığınağıdır.

(Kaynak: sonsuz sayıda ayna2.pdf, Pasaj 981; Any God Will Do.pdf, Pasaj 5, 29; mile high.pdf, Pasaj 627; en eski itiraf.pdf, Pasaj 565; romada bir titreme.pdf, Pasaj 867)


4. İnsan Psikolojisi Açısından Din, Suçluluk ve Sorumluluktan Kaçış

Richard Condon, kitlelerin dine olan bağımlılığını insan psikolojisinin temel verileriyle açıklar:

  1. Suçluluk Duygusu (Guilt / Suçluluk) ve Asli Günah: Kilise ve dini yapılar, birey üzerinde denetim kurabilmek için "asli günah" (original sin / asli günah) ve cinsellik üzerine kurulu derin bir suçluluk duygusu (guilt / suçluluk) inşa etmişlerdir. İnsanlar bu suçluluk duygusunu bastırmak için sürekli itirafa (confession / itiraf) ve dini kurumlara sığınmak zorunda kalır.
  2. Öz-Sorumluluktan Kaçış (Self-Responsibility / Öz Sorumluluk): Modern yaşamın getirdiği ağır karmaşa ve hayatta karar alma zorluğu karşısında bunalan birey, kendi öz sorumluluğunu (self-responsibility / öz sorumluluk) otoriter bir tanrı figürüne ya da dini liderlere devrederek zihinsel bir rahatlama arayışına girer.

(Kaynak: Zihin kontrolü.pdf, Pasaj 128, 220, 221; romada bir titreme.pdf, Pasaj 814; sonsuz sayıda ayna2.pdf, Pasaj 987)


APA Formatında Kaynakça / Dipnotlar

  • Bowart, W. (1978). Operation Mind Control (Foreword by R. Condon). Fontana/Collins.
  • Condon, R. (1958). The Oldest Confession. Apperley / Mysterious Press.
  • Condon, R. (1959). The Manchurian Candidate. Pocket Star Books / Simon & Schuster.
  • Condon, R. (1964). An Infinity of Mirrors. Random House / Crest Books.
  • Condon, R. (1966). Any God Will Do. Penguin Books / William Heinemann Ltd.
  • Condon, R. (1969). Mile High. The Dial Press / Mysterious Press.
  • Condon, R. (1971). The Vertical Smile. The Dial Press.
  • Condon, R. (1972). Arigato. The Dial Press.
  • Condon, R. (1975). Money Is Love. The Dial Press.
  • Condon, R. (1976). The Whisper of the Axe. The Dial Press / Mysterious Press.
  • Condon, R. (1982). Prizzi's Honor. RosettaBooks.
  • Condon, R. (1983). A Trembling Upon Rome. New English Library.
  • Condon, R. (1986). Prizzi's Family. Mysterious Press.
  • Condon, R. (1990). Emperor of America. Simon & Schuster.

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ

    KAYIP TÜRKLER ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KURTLESEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ Baskı: Aralık 2014 ALİ RIZA ÖZDEMİR 1977 yılında Erzincan'da doğdu. Atatürk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Erzincan Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Kitaplarının ve kitap bölümlerinin dışında yazı, makale ve şiirleri değişik yayın organlarında yayımlanan Ali Rıza Özdemir, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Politik, Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezine bilimsel danışmanlık yapmaktadır. Özdemir, çalışmalarını tarihi coğrafya, dinler coğrafyası ve etnik coğrafya ile coğrafya tarihi ve coğrafyada felsefesi yönelimler konularında yoğunlaştırmıştır. YayımIanmış kitapları şunlardır: Ali Rıza Özdemir, (Hifzullah Eryeşil, Ahmet Remzi Oran, Ab- durrahim Güneş ile birlikte), Beyaz Kent: Siirt, Siirt Valiliği Yayınları, Ankara, 2007. Ali Rıza Özdemir, Kart Kurt Sesleri Arasında Kaybolan Gerçek: Kür...

YEZİDİLİĞİN YOKEDİLMESİ ÜZERİNE BİLİMSEL SAHTEKÂRLIK

  Yezidiliği yoketmek için yapılan sinsi uygulama… Yezidilik yerine EZİDİLİK kullanılarak,   bir kelime değil br topluluk   yok edilmeye çalışılıyor. Ortadoğuda geneli Şafii Kürtler arasında   Yezidiler   bir ayrıcalık gösterirken adlarının   “Ezidi” olarak değişimi   -mesnetsiz uydurmalar ile-   bir topluluk tarihinden koparılmak isteniyor. Lawrensin “Kürtleri Türklerden   koparmak için bir yüzyıl gerekir dediği gibi.” Yezidiler içinde   bir elli sene yeter gibi. Çünkü Yezidiler kapalı toplumdan yeni yeni açılım gösteriyorlar. En son İŞİD in terör faaliyetleri ile Yezidiler ağır yara aldılar. Birde bu hain plan ile 20 sene sonraki yeni nesil tarihinden kopacak ve istenilen hedef ne ise [?]  o olacaktır.   YÖK tezlerinde bile son yıllarda     Yezidilik, dipnotlarda   varken, temel metinlerde   Ezidilik   olarak yazılması ilmi ve araştırma kurallarına uygun değilken o tezler nasıl ilmi kurullardan ...

Ahmad al-Ghazali, The Metaphysics of Love

  Ahmad al-Ghazali, Remembrance, and the Metaphysics of Love JOSEPH E. B. LUMBARD For Alexis “Love is not love which alters when it alteration finds, or bends with the remover to remove.” Acknowledgments This book derives from a doctoral dissertation submitted to Yale University’s Department of Religious Studies. I am deeply indebted to my dissertation advisor, Gerhard Bowering, who first suggested this topic and saw the project through to completion. I must also thank Seyyed Hossein Nasr, under whom I completed an MA thesis on Abu Hamid al-Ghazali and who first introduced me to the fields of Islamic Studies and Sufi Studies. Beatrice Gruendler served as a meticulous reader for the dissertation and provided the overall structure that I have maintained in the final book. As a reader for the dissertation, William Chittick provided many excellent suggestions. His thorough critique of the revised manuscript many years later was invaluable. Neither the dissertation nor thi...
Arşiv Keşif Ağı: