Kontrolcü İnsanlar: Sizi Kontrol Etmeye Çalışan İnsanları Nasıl Tanıyabilir, Anlayabilir ve Onlarla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz
İnsan Psikolojisinin Gizli Zincirleri: Patricia Evans’ın Denetim Labirenti
"Bir insanın içsel gerçekliğini tanımlamaya
çalışmak, imkansızı/impossible başarmaya çalışmak değil, bir yanılsama/illusion
yaratmaktır". Patricia Evans’ın yüklü kaynağının orijinal ismi "Controlling
People: How to Recognize, Understand, and Deal with People Who Try to Control
You" (Kontrolcü İnsanlar: Sizi Kontrol Etmeye Çalışan İnsanları Nasıl
Tanıyabilir, Anlayabilir ve Onlarla Nasıl Başa Çıkabilirsiniz) şeklindedir. Bu
eser, insan ilişkilerindeki baskıcı/oppressive mekanizmaların en ince
detaylarını, bireyin kendi özünden nasıl koparıldığını ve "Büyü/The
Spell" olarak adlandırılan o görünmez hapishaneyi deşifre etmektedir.
Kaynağın Kapsamlı Özeti
Kitabın temel tezi, kontrolcü davranışların
aslında kişinin kendi içsel bağlantısının kopmasından/disconnection
kaynaklandığıdır. Evans, denetleyicilerin/controllers kendi duyguları,
duyumları ve sezgileriyle bağlarını yitirdiklerini ve bu boşluğu başkalarını
"tanımlayarak/defining" doldurmaya çalıştıklarını belirtir.
Büyü/The Spell Kavramı: Denetleyici,
karşısındaki kişiyi ayrı bir birey olarak değil, kendi zihnindeki bir
yansıma/projection olarak görür. Bu duruma "Büyü" denir; çünkü
denetleyici, karşısındaki insanın gerçekliğini bozarak onu bir "Oyuncak
Ayı Yanılsaması/Teddy Illusion" içine hapseder. Bu yanılsamada, kurban
sadece denetleyicinin ihtiyaçlarını karşılayan, itaatkar ve sessiz bir nesneye
dönüştürülmeye çalışılır.
Tersinden İnşa Edilmiş Kimlikler/Built Backwards:
Denetleyiciler genellikle çocukluklarında kendi deneyimleri yalanlanarak
("Canın yanmadı", "Ağlayacak bir şey yok")
büyütülmüşlerdir. Bu "Tersinden Eğitim/Training to Disconnect",
bireyin kimliğini içten dışa değil, dışarıdan içeriye/outside-in doğru
kurmasına neden olur. Sonuçta ortaya çıkan kişi, sürekli "haklı
çıkmaya/need to be right" muhtaç, kırılgan ve "ayrılık korkusu/fear
of separateness" ile titreyen bir egodur.
Dört Fonksiyon/The Four Functions: İnsan varlığı
hissetme/feeling, duyumsama/sensate, sezgi/intuitive ve düşünme/thinking
fonksiyonları üzerine kuruludur. Denetleyiciler genellikle sadece
"Düşünme/Thinking" silindiriyle çalışırlar; diğer üç fonksiyonu
(duygu, sezgi, duyum) travma veya eğitim yoluyla kapatmışlardır. Bu "Tek
Silindirli/One-cylinder" yaşam biçimi, onları empati kurmaktan yoksun
bırakır.
Bir bireyin kendi gerçekliğini başkasına
dayatması, aslında kendi içsel boşluğunu doldurma çabasından başka bir şey
değildir.
Başkalarını kontrol etme arzusu, kişinin kendi
içsel bağlantısının koptuğunun en kesin kanıtıdır.
Sorulması Gereken Sorular
Bir ilişkinin denetim/control altında olup
olmadığını anlamak için şu soruların sorulması hayati önem taşır:
- Tanımlama Mevcut mu?:
"Karşımdaki kişi benim ne düşündüğümü, ne hissettiğimi veya ne yapmam
gerektiğini benden daha iyi bildiğini mi iddia ediyor?".
- Ayrılık Belirtilerine Tepki Ne?:
"Farklı bir fikir beyan ettiğimde karşımdaki kişi bunu bir
saldırı/attack olarak mı görüyor yoksa saygıyla mı karşılıyor?".
- Masallama/Confabulation Var mı?:
"Denetleyici, kendi öfkesini haklı çıkarmak için gerçekleşmemiş
olayları olmuş gibi mi anlatıyor?".
- Duygusal Duvarlar:
"İletişim kurmaya çalıştığımda kendimi 'Tanık/Witness' olarak mı
hissediyorum, yoksa sesim gerçekten duyuluyor mu?".
Analiz Yapmak İçin Tavsiyeler ve İnsan
Psikolojisi Verileri
Geriye Doğru Yaklaşımları/Backwards Approaches
İzleyin: Bir yabancının bile size "Gülümse!" demesi aslında sizin içsel
gerçekliğinize müdahale eden küçük bir denetim adımıdır. İlişkilerdeki büyük
baskılar, genellikle bu küçük "geriye doğru/backwards" adımlarla
başlar.
Bağlı ve Güçsüz/Plugged In and Powerless Durumunu
İnceleyin: Denetleyici dışarıdan güçlü görünse de, aslında
kurbana parazitik bir şekilde bağlıdır. Kurban bağımsızlık/separateness
gösterdiğinde, denetleyici "panik/panic" yaşar çünkü "Oyuncak
Ayısı/Teddy" canlanmaktadır. Analiz yaparken, denetleyicinin öfkesinin
ardındaki bu derin acizliği tespit etmek önemlidir.
Kurumsallaşmış Kontrolü/Institutionalized Control
Gözlemleyin: Kontrol sadece bireysel değildir; çeteler/gangs,
tarikatlar/cults ve hatta bazı devlet rejimleri (Taliban örneği gibi) "tek
akıl/one-mind" yaratmak için bireyin sınırlarını yok eder. Tarihsel olarak, Adolf Hitler
gibi figürlerin çocukluklarındaki ağır istismarların, nasıl kitlesel bir
denetim mekanizmasına/Control Connection dönüştüğünü anlamak psikolojik analiz
için kritiktir.
Büyübozucu/Spellbreaker Olun: Analiz
sırasında en etkili yöntem "Ne?/What?" sorusunu kullanmaktır.
Denetleyici anlamsız/nonsense bir tanımda bulunduğunda, ona açıklama yapmak
yerine sadece açıklık istemek, büyünün etkisini kırar çünkü denetleyiciyi kendi
sözlerini duymaya zorlar.
Gizemli Durumlar ve Travma Analizi: Bazı
denetleyicilerin neden "hayır" diyemediğini veya neden anlaşmalara
uymadığını anlamak zordur. Bu, onların "Oyuncak Ayı"sının (kurbanın)
asla "hayır" demeyecek olmasıyla ilgilidir; gerçek kişi
"hayır" dediğinde denetleyici bunu gerçeklikten kopuş olarak algılar.
Denetim, sevgi maskesi takmış bir yok etme
girişimidir; çünkü denetleyen kişi, sevdiğini iddia ettiği kişinin gerçek
varlığını değil, onun zihnindeki kurgusunu/pretend person sevmektedir.
Zihinsel Bir Hapishane: "Kafanda Kuruyorsun"
Söyleminin Ardındaki Denetim Mekanizması
"Bir insanın içsel gerçekliğini, ne
düşündüğünü veya ne hissettiğini bildiğini iddia etmek, aslında 'mış gibi
yapmak/pretending' ve bir illüzyonun içinde yaşamaktır." Patricia Evans'ın
denetim psikolojisi üzerine yaptığı çalışmalar, "Kafanda kuruyorsun" veya "Aslında böyle
bir şey yok" gibi ifadelerin, bir insanın olayları hayal etmesinden
ziyade, denetleyici/controller kişinin karşı tarafın gerçekliğini yok
etme/erasing girişimi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, insan
ilişkilerindeki en temel denetim taktiklerinden biridir ve bireyin kendi
algılarına olan güvenini sarsmayı hedefler.
Karşı Tarafı Tanımlama ve "Büyü/The
Spell"
Bir kişi size
"Kafanda kuruyorsun" dediğinde, aslında sizin "Psikolojik
Sınırınızın/Psychic Boundary" içine girmekte ve sizin adınıza
konuşmaktadır. Evans'a
göre, hiç kimse bir başkasının zihnindeki düşünceleri, niyetleri veya hisleri
bilemez; bunu bildiğini iddia eden kişi mantıksız/nonsensical bir eylem
içindedir. Denetleyici kişi, sizi gerçek bir birey olarak değil, kendi
zihninde kurguladığı "Oyuncak Ayı Yanılsaması/Teddy Illusion" adını
verdiği bir nesne olarak görür. Bu illüzyonda, kurbanın (Tanık/Witness) kendine
ait farklı düşünceleri veya gözlemleri olamaz; çünkü "Oyuncak Ayı"
sadece sahibinin istediği şeyleri düşünür ve hisseder.
Bir bireyin kendi deneyimini savunmaya çalışması
bir tartışma/argument değil, kendi gerçekliğini koruma mücadelesidir.
Sahicilik/Authenticity ve Ayrılık Belirtileri
Olayları "kafada kurmak" yerine
"fark etmek" durumu, Evans'ın literatüründe
"Sahicilik/Authenticity" ve "Ayrılık Belirtileri/Signs of
Separateness" ile açıklanır. Siz bir davranışı fark ettiğinizde veya bir
soruna işaret ettiğinizde, aslında denetleyicinin zihnindeki o sessiz ve uyumlu
"Pretend Person/Mış Gibi Yapılan Kişi" imajını sarsarsınız.
Denetleyici için bu bir saldırıdır; çünkü sizin ayrı/separate bir birey
olduğunuzu görmek onda derin bir panik yaratır.
Başkalarını kontrol etme girişimi, aslında
kişinin kendi içsel bağlantısının koptuğunun ve yalnız kalma korkusunun bir
dışavurumudur.
Masallama/Confabulation ve Gerçekliğin
Çarpıtılması
"Aslında böyle bir şey yok" diyen bir
denetleyici, genellikle "Masallama/Confabulation" sürecini kullanır.
Masallama, kişinin kendi öfkesini veya denetim arzusunu haklı çıkarmak için
belleğindeki boşlukları hayali olaylarla doldurmasıdır. Denetleyici, kendi hatalı davranışını kabul etmek
yerine, belleğinde olayı sizin bir "hayal ürününüz" olarak yeniden
inşa eder ve buna gerçekten inanır. Bu durum, Tanığın (Witness) kendini
sorgulamasına, anksiyeteye ve hatta kendi zihin sağlığından şüphe duymasına
neden olur.
Psikolojik Analiz ve Tavsiyeler
- Tanımlamayı Reddetmek: Birisi size ne
hissettiğinizi söylediğinde ("Sen şu an kıskanıyorsun" veya
"Kafanda kuruyorsun"), bu bir tanımdır. Evans, bu tür
mantıksız beyanlara karşı en etkili "Büyü bozucu/Spellbreaking"
tepkinin sadece "Ne?/What?" demek olduğunu belirtir. Bu, karşı
tarafın mantıksız sözlerini açıklamaya çalışmak yerine, topu ona geri atar
ve onu kendi saçmalığını duymaya zorlar.
- İçsel Tanığa Güvenmek: Fark
ettiğiniz şeyler genellikle denetleyicinin saklamaya çalıştığı veya
görmezden geldiği "ayrılık belirtileridir". Sizin duyarlılığınız
ve sezgileriniz (Sezgi Fonksiyonu/Intuitive Function), tehlikeyi veya
uyumsuzluğu fark eden en güçlü savunma mekanizmanızdır.
- Geriye Doğru İnşa Edilmiş Kimlikler:
Denetleyiciler genellikle çocukluklarında kendi gerçeklikleri yalanlanarak
("Canın yanmadı", "Ağlayacak bir şey yok")
büyütülmüşlerdir. Bu yüzden, bir başkasının gerçekliğini inkar etmeyi
normal bir savunma aracı olarak görürler.
Kendi gerçekliğinizden şüphe duymaya başlamak,
bir başkasının zihinsel hapishanesine girmeyi kabul etmektir.
Başkalarının Onay Hapishanesinden Özgürlüğe: Kendi
Gerçekliğini İnşa Etme Rehberi
"Başkalarının 'iyi' demesini bekleyerek
kendimizi sınırlamak, içsel pusulamızı bir başkasının 'Oyuncak Ayı/Teddy'
fantezisine teslim etmek ve kendi varlığımızı bir illüzyon uğruna feda
etmektir." Bu durum, Patricia Evans'ın literatüründe "Tersinden İnşa
Edilmiş/Built Backwards" kimlik süreci olarak tanımlanır ve bireyin kendi
duygu, duyum ve sezgilerini dışarıdaki bir otoritenin tanımlarına kurban
etmesiyle sonuçlanır. Başkalarının hayatını yaşamaktan korunmak ve bu
"Büyü/The Spell" altındaki ezilme döngüsünden çıkmak için şu
adımların atılması hayati önem taşır:
Psikolojik Sınırların ve Sahiciliğin Keşfi
Başkalarının onayına hapsolmak, aslında
"Psikolojik Sınırın/Psychic Boundary" ihlal edilmesine izin
vermektir. Bu görünmez sınır, sizin bireyselliğinizi ve içsel gerçekliğinizi
dünyadan ayıran koruyucu bir çit gibidir. Kendinizi korumak için, başkalarının
sizin hakkınızdaki tanımlarının (Örneğin: "Sen çok hassassın",
"Aslında öyle hissetmiyorsun") aslında onların kendi zihinlerindeki
bir "Pretend Person/Mış Gibi Yapılan Kişi" kurgusu olduğunu fark
etmelisiniz.
Başkalarının sizin içsel gerçekliğinizi bildiğini
iddia etmesi, mantıksal bir imkansızlık olup sadece bir 'rol yapma/pretending'
oyunudur.
Kişinin kendi gerçekliğini tanımlama özgürlüğü,
insan olmanın en temel ve 'tanrısal/godlike' hakkıdır.
"Ne?/What?" Stratejisi ile Büyüyü
Bozmak
Onay bekleyen ve bu yüzden ezilen bireyler
genellikle kendilerini denetleyiciye açıklama/explaining yapma tuzağına
düşerler. Evans'a göre, bir denetleyiciye kendinizi açıklamak, onun sizin
üzerinizdeki tanım yetkisini zımnen kabul etmek demektir. Bunun yerine, size
yönelik saçma veya baskıcı bir tanım geldiğinde sadece "Ne?/What?"
veya "Anlayamadım?/What did you say?" demek, büyüyü bozmanın en
etkili yoludur. Bu tepki, karşı tarafın mantıksız sözlerini açıklamaya çalışmak
yerine, o sözlerin anlamsızlığını denetleyicinin kendisine geri yansıtır.
Ayrılık Korkusunu Aşmak ve Bağımsızlık
Başkalarının hayatını yaşamak, "Ayrılık
Belirtilerinden/Signs of Separateness" korkmaktan kaynaklanır.
Denetleyiciler, karşılarındaki kişinin ayrı bir birey olduğunu (farklı bir
fikir, farklı bir beğeni) gördüklerinde panik yaşarlar çünkü zihinlerindeki
"Oyuncak Ayı/Teddy" canlanmaktadır. Korunmak için, kendi farklı
fikirlerinizin ve tercihlerinizin bir saldırı değil, sağlıklı bir
"Bireyleşme/Individuation" olduğunu kabul etmelisiniz.
Bir ilişkinin gerçek olabilmesi için iki tarafın
da birbirinden tamamen 'ayrı/separate' ve 'bağımsız/autonomous' bireyler olması
zorunludur.
Analiz ve Tavsiyeler: İnsan Psikolojisinin
Verileriyle Korunma
- Dört Fonksiyonu Etkinleştirmek:
Hissetme, duyumsama, sezgi ve düşünme fonksiyonlarınızı (Four Functions)
yeniden kullanmaya başlayın. Başkalarının onayını bekleyenler genellikle
sadece "Düşünme/Thinking" silindirine hapsolur ve sezgilerini
("Burada bir yanlışlık var" diyen iç ses) bastırırlar.
- Masallamayı/Confabulation Tanımak: Size kendinizi suçlu
hissettirmek için geçmişi çarpıtan ("Sen zaten hep böyle
yaparsın" gibi uydurma anılar) kişilerin "Masallama"
yaptığını bilin. Bu, onların kendi öfkelerini haklı çıkarmak için
uydurdukları bir bellek sapmasıdır.
- Geriye Doğru Kimlik İnşasını Durdurmak:
Kimliğinizi dışarıdan gelen geri bildirimlerle (onaylarla) değil, kendi
içsel deneyimlerinizle inşa edin.
Tarihsel olarak Adolf Hitler gibi tiranların veya
Taliban gibi baskıcı rejimlerin, bireyin bu içsel sınırlarını yok ederek
"tek akıl/one-mind" yaratmaya çalıştığı görülmüştür. Bu aşırılıklar,
aslında derin bir "disconnection/bağlantısızlık" travmasının kitlesel
sonucudur.
Başkalarını kontrol etme arzusu, aslında kişinin
kendi içsel boşluğundan ve yalnız kalma dehşetinden kaçma çabasıdır.
Görünmez Zincirleri Kırmak: Denetleyici İlişkilerden
Kendi Gerçekliğine Dönüş Stratejileri
"Bir
insanın içsel gerçekliğini tanımlamaya çalışmak, imkansızı / impossible
başarmaya çalışmak değil, bir yanılsama / illusion yaratmaktır". Patricia
Evans'ın denetim psikolojisi üzerine yaptığı çalışmalar, baskı hissettiğiniz
bir ilişkiden zarar görmeden uzaklaşmanın ve zihinsel özgürlüğü geri kazanmanın
yolunun, karşı tarafın üzerinizde kurduğu "Büyü / The Spell"
mekanizmasını deşifre etmekten geçtiğini göstermektedir. Denetleyici /
controller kişiler, sizi gerçek bir birey olarak değil, kendi zihinlerinde
kurguladıkları "Oyuncak Ayı Yanılsaması / Teddy Illusion" adını
verdikleri uyumlu bir nesne olarak görürler. Bu illüzyonun dışına çıkmak, kırmadan
dökmeden ama kararlı bir şekilde kendi sınırlarınızı / boundaries çizmekle
başlar.
Zihinsel Temizlik ve "Büyü / The Spell"
Kavramını Anlamak
"Baskıcı ilişkilerde denetimi ele geçirmek
için strateji nasıl yapılmalı" konusuna giriş yaparken, ilk adım karşı
tarafın size dayattığı tanımları reddetmektir. Denetleyici kişi sizin ne
hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü veya niyetinizin ne olduğunu bildiğini iddia
ettiğinde (Örneğin: "Kafanda kuruyorsun", "Aslında öyle demek
istemedin"), aslında sizin "Psikolojik Sınırınızın / Psychic
Boundary" içine girmekte ve sizin adınıza konuşmaktadır.
Bu zihinsel hapishaneden kurtulmak için, size
yöneltilen bu tür "Mantıksız / Nonsensical" beyanların sizin
gerçekliğinizle bir ilgisi olmadığını, tamamen karşı tarafın kendi içsel
boşluğunu doldurma çabası olduğunu fark etmelisiniz. Bireyin kendi
deneyimini savunmaya çalışması bir tartışma / argument değil, kendi
gerçekliğini koruma mücadelesidir.
Büyübozucu / Spellbreaker Olma Stratejisi:
"Ne?" Sorusunun Gücü
Karşı tarafı kırmadan uzaklaşmanın ve denetimi
ele almanın en etkili yolu, Evans'ın önerdiği "Büyübozucu /
Spellbreaking" tepkileri kullanmaktır. Denetleyici kişi sizin hakkınızda
bir tanım yaptığında veya size ne yapmanız gerektiğini emrettiğinde, ona
kendinizi açıklamak / explaining aslında onun sizin üzerinizdeki tanım
yetkisini zımnen kabul etmek demektir.
Bunun yerine
sadece "Ne? / What?" veya "Anlayamadım? / What did you
say?" demek, büyü mekanizmasını durdurur. Bu tepki bir saldırı değildir;
sadece karşı tarafın mantıksız sözlerini açıklamaya çalışmayı reddetmektir.
Karşı taraf kendi saçmalığını duymaya zorlandığında, sizin üzerinizdeki
"Tek Akıl / One-Mind" hakimiyeti sarsılır.
Panik Atak ve Kaygıdan Korunma Çizgisi
Denetleyici ilişkilerde bireyin gerçekliği
sürekli yalanlandığında ve "Mış Gibi Yapılan Kişi / Pretend Person"
rolüne zorlandığında; panik ataklar, immun sistem zayıflığı ve derin bir
tükenmişlik / exhaustion hissi ortaya çıkar. Kendinizi bu durumlardan korumak
için çizmeniz gereken çizgi, "Ayrılık Belirtileri / Signs of
Separateness" göstermektir.
- Duygusal Mesafe: Kendi
duygularınızın ve sezgilerinizin (Sezgi Fonksiyonu / Intuitive Function)
doğruluğuna güvenin. Eğer bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyorsanız,
karşı taraf bunu yalanlasa bile bu hissin bir gerçekliği vardır.
- Sorumluluğu Reddetmek: Denetleyiciler genellikle
"Beni sen bu hale getirdin" gibi "Masallama /
Confabulation" taktikleri kullanarak öfkelerinin sorumluluğunu size
yüklerler. Sizin çizginiz, karşı tarafın duygularının ve
tepkilerinin sorumluluğunun sadece kendisine ait olduğunu kabul etmek
olmalıdır.
- İçsel Tanığa Dönüş: Panik
anlarında, kendinizi bir "Tanık / Witness" olarak konumlandırın.
Karşı tarafın rasyonel davranmadığını, bir "illüzyonun" etkisi
altında olduğunu kendinize hatırlatmak, zihinsel netlik / clarity sağlar.
Kendi gerçekliğinden şüphe duymaya başlamak, bir
başkasının zihinsel hapishanesine girmeyi kabul etmektir.
Kendi Hayatına Dönmek ve Huzuru Bulmak
"İçsel Bağlantı / Inner-Connection"
kurmak, huzuru bulmanın tek yoludur. Denetleyiciler genellikle çocukluklarında
kendi gerçeklikleri yalanlanarak ("Canın yanmadı", "Ağlayacak
bir şey yok") "Geriye Doğru / Built Backwards" bir kimlik inşa
etmişlerdir. Huzura
kavuşmak için, kimliğinizi başkalarının onayına veya tanımlarına göre değil,
kendi içsel deneyimlerinizle yeniden inşa etmelisiniz.
Uzaklaşma sürecinde karşı tarafın "panik /
panic" yaşaması muhtemeldir; çünkü onun zihnindeki "Oyuncak Ayı"
canlanmakta ve ondan bağımsızlaşmaktadır. Bu noktada suçluluk hissetmek yerine,
bu ayrılığın her iki tarafın da "Sahici / Authentic" birer birey
olması için zorunlu olduğunu anlamak gerekir.
Gerçeklik, dışarıdan size dayatılan bir tanım
değil, sizin kendi içsel duyumlarınız, hisleriniz ve sezgilerinizle inşa
ettiğiniz bir bütündür.
Büyüden Uyanış: Denetleyici İlişkilerde Sahte
Kimlikten Öz Kimliğe Geçiş ve Özgürlük Stratejileri
"Başkalarının
'iyi' demesini bekleyerek kendi gerçekliğini/reality baskılamak, içsel pusulanı
bir başkasının 'Oyuncak Ayı/Teddy' fantezisine teslim etmek ve kendi varlığını
bir illüzyon/illusion uğruna feda etmektir". Patricia Evans'ın
çalışmalarına göre, gerçek düşünceleri karşı tarafın görüşlerine göre
düzenleyip beyaz yalanların arkasına sığınmak, denetleyicinin/controller
zihnindeki o "Mış Gibi Yapılan Kişi/Pretend Person" imajını
beslemekten başka bir şey değildir. Bu durum, denetleyicinin "Büyü/The
Spell" adını verdiği o görünmez hapishaneyi daha da sağlamlaştırır.
"Gerçekliğe Geçiş: Beyaz Yalanlardan
Sıyrılma Stratejisi"
Bir insanın gerçek düşüncelerini saklaması,
genellikle denetleyici kişinin "Ayrılık Belirtilerine/Signs of
Separateness" karşı gösterdiği şiddetli tepkiden korkmasından kaynaklanır.
Denetleyici, karşısındaki
kişiyi ayrı bir birey olarak değil, kendi zihninin bir uzantısı/extension
olarak gördüğü için, farklı bir fikir beyan edilmesi onda derin bir panik/panic
yaratır.
Gerçekliğe geçmek için en önemli adım,
"Açıklama Yapma/Explaining" tuzağından vazgeçmektir. Bir
denetleyiciye kendinizi açıklamak, ona sizin üzerinizde
"Tanımlama/Defining" yetkisi olduğunu zımnen kabul etmek demektir. Gerçekliğe adım atarken,
karşınızdakinin sizi "kafanda kuruyorsun" veya "sen çok
hassassın" gibi ifadelerle tanımlamasına izin vermediğiniz an, büyü
bozulmaya başlar.
"Susmak İçin Başlangıç: Koruyucu
Sessizlik"
İlişkiyi zarar görmeden bitirmek için atılacak
ilk adım, "Büyübozucu/Spellbreaker" bir sessizlik veya minimal tepki
yöntemidir. Evans, bu aşamada "Ne?/What?" sorusunun gücünü vurgular.
Karşı taraf sizi tanımladığında veya niyetinizi uydurduğunda/confabulation, ona
rasyonel açıklamalar yapmak yerine sadece "Ne?" veya
"Anlayamadım?" demek, topu ona geri atar.
Bu "Susma" hali, pasif bir boyun eğme
değil, karşı tarafın mantıksız/nonsensical dünyasına giriş yapmayı
reddetmektir. Başlangıç çizgisi, "Psikolojik Sınırın/Psychic
Boundary" net bir şekilde çekilmesidir. Kendi hisleriniz, duyumlarınız ve
sezgileriniz (Dört Fonksiyon/Four Functions) üzerinde tam yetki sahibi
olduğunuzu içselleştirmelisiniz. Eğer karşınızdaki kişi sizin ne hissettiğinizi
bildiğini iddia ediyorsa, ona "Bu bilgi sana ait değil" mesajını net
bir sessizlikle veya "Bunu bilemezsin" diyerek verebilirsiniz.
"İlişkiyi Koparmak İçin Denetimi Ele Geçirme
Stratejisi"
Son aşamada ilişkiyi koparmak için
"Denetim/Control" kavramını, karşınızdakini yönetmek için değil,
kendi hayatınızı "Besleyici Denetim/Nurturing Control" ile yönetmek
için kullanmalısınız. Denetleyici kişiler genellikle "Geriye Doğru İnşa
Edilmiş/Built Backwards" bir kimliğe sahip oldukları için, ayrılık anında
"Aniden Gelen Ayrılık/Sudden Separateness" paniğiyle "I
snapped/Birden parladım" diyerek şiddete meyilli hale gelebilirler.
- Sorumluluğu Reddetmek: Karşı tarafın öfkesi veya
üzüntüsü sizin "hatalı" olmanızdan değil, onun sizin üzerindeki
"Oyuncak Ayı/Teddy" illüzyonunu kaybetmesinden kaynaklanır. Bu
duygunun sorumluluğunu almayı bırakmalısınız.
- Masallamayı/Confabulation Tanımak: Ayrılık
sürecinde denetleyici kişi geçmişi çarpıtarak sizi suçlu hissettirmeye
çalışacaktır. Bu uydurma anılara (Masallama) "Ne?" diyerek veya
sadece susarak karşılık vermek, sizi zihinsel karmaşadan korur.
- Kendi Hayatına Dönüş: Evans'a
göre, huzuru bulmak "İçsel Bağlantı/Inner-Connection" kurmaktan
geçer. Denetleyici
kişiyi hayatınızdan uzaklaştırırken, odağınızı "Onun ne
düşüneceği"nden "Benim neye ihtiyacım var"a çevirmelisiniz.
Kendi gerçekliğinden şüphe duymaya başlamak, bir
başkasının zihinsel hapishanesine girmeyi kabul etmektir.
Tarihsel perspektifte, tiranların veya radikal
guruplar gibi baskıcı rejimlerin bireyin bu içsel sınırlarını yok ederek "tek
akıl/one-mind" yaratmaya çalıştığı görülmüştür. Bu tür
aşırı/extreme denetim mekanizmaları, aslında derin bir
"disconnection/bağlantısızlık" travmasının kitlesel sonucudur.
İlişkiyi bitirirken kendi "Sahiciliğinizi/Authenticity" korumak, bu
tarihi döngüyü bireysel düzeyde kırmak anlamına gelir.
Kaynakça (APA)
Evans, P. (2002). Controlling people: How to
recognize, understand, and deal with people who try to control you. Adams
Media.
