Ana içeriğe atla

  
 
Print Friendly and PDF

Parapsikolojik Fenomenler ve Ruhun Kozmik Yolculuğu: İki Farklı Perspektif

 


"Yüklenmiş kaynaklar hangi temel bilimsel ve mistik paradigmaları / değerler dizilerini temsil ediyor ve bu belgeler arasındaki yöntemsel uçurumlar nelerdir?" Bu temel sorudan yola çıkarak, kütüphanenizdeki belgelerin derinliklerine inelim.

Bilimsel ve Adli Bir Bakış: Durugörü ve Polis İş Birliği

İlk kaynağınızın orijinal ismi "The Mind at Large: Clairvoyance, Psychics, Police and Life After Death: A Polish Perspective" (Zihin Serbest: Durugörü, Medyumlar, Polis ve Ölümden Sonraki Yaşam: Polonya Perspektifi) şeklindedir. Bu eser, Dr. Zofia Weaver ve Krzysztof Janoszka tarafından kaleme alınmış olup, durugörü / clairvoyance fenomenini Polonya özelinde, özellikle ünlü medyum Krzysztof Jackowski'nin çalışmaları üzerinden ampirik / deneysel ve adli bir çerçevede inceler.

Kitap, bilimin mevcut materyalist / maddeci dünya görüşünün ötesine geçen "rogue" / aykırı fenomenleri, yani psi / psi faktörünü ele alır. Yazarlar, bilincin sadece beynin bir yan ürünü / epiphenomenon olduğu fikrine meydan okuyarak, durugörünün aslında tüm canlı sistemler için temel bir farkındalık biçimi olabileceğini savunurlar. Eserin en dikkat çekici kısımları, Polonya polisinin başlangıçtaki dirençlerine rağmen Jackowski ile yürüttüğü ve resmi raporlarla belgelenmiş düzinelerce cinayet ve kayıp şahıs vakasının analizidir.

İki dünya arasındaki etkileşim doğaldır fikri eserde sıklıkla vurgulanırken, Jackowski'nin psikolojik portresi de detaylandırılır: Fakir bir ailede doğan, çocukluğunda Einstein'a hayran olan ancak annesi tarafından bilim kitapları yakılan bu zeki ama yalnız genç, makine operatörü olarak çalışırken ağır depresyonlar ve varoluşsal sancılar çekmiştir. Onun yeteneği, nesnelere dokunarak (psikometri / psychometry) geçmişteki trajik olayları veya kayıp bedenlerin yerini "hissetme" / "tatma" şeklinde tezahür eder. Kaynak, bu olayları komplo teorisi olarak değil, belgelenmiş bilimsel anomaliler olarak sunar.

Mistik ve Eterik Bir Coğrafya: Ruhun Yedi Katlı Yolculuğu

İkinci kaynağınızın orijinal ismi "The Journey of the Soul and the Ethereal World" (Ruhun Yolculuğu ve Eterik Dünya) olup E. Ruder Drollinger tarafından yazılmıştır. Bu eser, bir önceki ampirik çalışmanın aksine, tamamen mistik, teozofik / theosophical ve vahiy / revelation tarzında bir metindir.

Yazar, bu bilgileri "Yedinci Bölge"den gelen "Dr. Sharp" adlı ruhani bir rehberden / master aldığını iddia eder. Kitap, ruhun ölümden sonra geçtiği yedi eterik bölgeyi (zones) ve bu bölgelerin özelliklerini anlatır. Örneğin, ilk bölge olan "Gölge Bölgesi"nin karanlık ve kasvetli olduğunu, burada bencil ve kötü niyetli ruhların kendi yarattıkları düşünce formları / thought-forms içinde hapsolduğunu betimler.

Daha üst bölgelerde ise muazzam kütüphanelerin, şifa tapınaklarının ve hatta Atlantisli / Atlantiansların korunan kayıtlarının bulunduğu iddia edilir. Eser, ruhun yükselişini renkler ve titreşim / vibration yasası ile açıklar; her bölge prizmadaki bir renge (kırmızıdan menekşeye) karşılık gelir. Yazarın iddialarına göre, İsa peygamber bile eterik dünyanın göllerinde yıkanmaktadır. Bu metin, nesnel kanıtlardan ziyade içsel vizyonlara ve dini / spritüalist bir kozmolojiye dayanır.

Kaynaklar Arasındaki "Aykırı" ve "Alakasız" Olanın Tespiti

Yüklenmiş olan bu iki kaynak arasında mahiyet ve yöntem açısından köklü farklılıklar bulunmaktadır:

  • Diğerlerinden Farklı Olan: The Journey of the Soul and the Ethereal World adlı eser, diğerinden (Weaver & Janoszka'nın eseri) tamamen farklıdır. Weaver'ın çalışması akademik bir dil, polis raporları, tanık mülakatları ve parapsikolojik doğalcılık / parapsychological naturalism yaklaşımıyla "gerçek dünya" verilerini analiz ederken; Drollinger'ın eseri hiçbir kanıta dayanmayan, tamamen metafiziksel bir "öteki dünya coğrafyası" kurgusu sunar. Durugörü, temel bir farkındalık biçimi olarak görülmelidir cümlesi Weaver'ın eserinde bilimsel bir hipotez iken, Drollinger'ın kitabında bu durum tartışmasız bir ruhani gerçeklik olarak kabul edilir.
  • Alakasız Olan: "Zihin ve Durugörü: Polonya'dan Parapsikolojik Bir Bakış" başlıklı notebook başlığınız dikkate alındığında, "The Journey of the Soul and the Ethereal World" kaynağı alakasız kalmaktadır. Çünkü bu eser Polonya perspektifi içermez, ampirik durugörü araştırmalarıyla veya polis vakalarıyla ilgisi yoktur ve tamamen 1900'lerin başındaki Amerikan ruhçuluğu / spiritualism akımının bir ürünüdür. Notebook'un ana teması olan "Polonya parapsikolojisi" ve "Jackowski" ekseniyle hiçbir organik bağı bulunmamaktadır.

Kozmik Rezonansın Mimarı: Titreşim Yasası ve Ruhun Eterik Yükselişi

"Ruhun fiziksel dünyadan ayrıldıktan sonra eterik / ethereal alemlerdeki konumunu belirleyen yegane terazi, Drollinger’ın öğretisinde evrensel titreşim / vibration yasasıdır." Bu mistik perspektife göre evrende hiçbir şey durağan değildir; atom altı parçacıklardan güneş sistemlerine kadar her şey sürekli bir hareket ve devinim halindedir. Ruhun bu sonsuz hiyerarşideki yükselişi, doğrudan doğruya kendi içsel frekansını ne ölçüde saflaştırabildiğiyle ilintilidir.

Ruhun Elektrikli Motoru ve Enerjisel Kimlik

Drollinger’ın kozmolojisinde Ruh, "Tanrı’dan gelen bir kıvılcım" olarak tanımlanır ve özünde mükemmeldir; ancak madde dünyasındaki deneyimleri sırasında farklı yoğunluktaki enerjileri kendine çeker. Titreşim yasasının ruhun yükselişindeki ilk ve en temel etkisi, ruhu bir "elektrikli vibratör" / electric vibrator gibi konumlandırmasıdır. Bu sistemde:

  • Ruhun Giysisi (Aura): Düşünceler, eylemler ve arzular ruhun etrafındaki aural zarfı / envelope oluşturur. Negatif düşünceler (kıskançlık, nefret, hırs) bu zarfı bulutlu ve yoğun / dense hale getirerek ruhun frekansını düşürür. Düşünceler, ruhun giydiği enerjisel elbiselerin kumaşını dokur.
  • Frekans Uyumu (Akort Olma): Bir ruh, ancak kendi titreşim düzeyiyle uyumlu / attuned olan bir bölgede (zone) var olabilir. Titreşimi düşük olan bir ruhun yüksek cennet katlarına girmesi, bir balığın su dışında yaşamaya çalışması kadar imkansızdır.

Yedi Katlı Yükseliş ve Renk Spektrumu

Titreşim yasası, ruhun yükselişini bir prizmadan geçen ışığın renklerine / colors benzer bir hiyerarşiyle sınıflandırır. Her eterik bölge, güneş tayfındaki bir renge ve o rengin kimyasal titreşim değerine karşılık gelir.

  1. Gölge Bölgesi (Kırmızı): En düşük titreşim seviyesidir. Bencil ve kaba arzularla dolu ruhlar burada hapsolur.
  2. Evsel Kuşak (Turuncu): Fiziksel dünyaya en yakın frekanstır; ruhlar hala dünyevi alışkanlıklarına tutunurlar.
  3. Üretim Kuşağı (Sarı): Ruhun gerçek anlamda yükselişinin başladığı, "Işık Bölgesi"dir.
  4. Müzik Kuşağı (Yeşil): Elektriksel ve sanatsal titreşimlerin merkezidir. Burada ruh, evrensel melodilerle rezonansa girmeyi öğrenir.
  5. Bilginler Kuşağı (Mavi): İlk "Kutsal Cennet" katıdır. Saf bilgi ve bilgelik titreşimleri hakimdir.
  6. Hazırlık Bölgesi (Çivit Mavisi): Daha yüksek ilahi gerçekliklere geçiş frekansıdır.
  7. En Üst Round (Menekşe): Gezegenimizin en yüksek titreşimli sınırıdır; ruh burada ilahi bir aydınlanmaya ulaşır.

Titreşim, ruhun kozmik koordinatlarını belirleyen yegane ölçüttür. Ruh yükseldikçe, atomik yapısı daha gözenekli / porous ve eterik hale gelir; artık besine ihtiyaç duymaz, doğrudan çevresindeki yüksek enerjiyi asimile ederek / assimilation varlığını sürdürür.

Psikolojik Analiz: Egonun Titreşim Üzerindeki Ağırlığı

İnsan psikolojisi açısından bakıldığında, Drollinger’ın "pozitif zihin durumu" / positive attitude eleştirisi dikkat çekicidir. Yazar, bir bireyin sadece iradesiyle "pozitif" olmaya çalışmasının ruhsal titreşimi artırmayacağını, aksine egoyu güçlendirerek ruhu katılaştıracağını savunur. Ruhun titreşimini yükselten şey "alıcılık" / receptivity ve karşılıksız hizmettir. Bencillik, ruhsal enerjiyi daraltan bir titreşim yaratırken; sevgi, bu frekansı evrensel boyuta taşır.

Ruhun yükselişi, aslında bir "saflaşma banyosu" sürecidir. Örneğin, dördüncü bölgeye giren ruhlar, "Sihirli Göl" / Magical Lake adı verilen bir alanda yıkanarak geçmişin kaba titreşimlerinden (siyah örümcek ağlarına benzetilir) arınırlar. Bu, sembolik bir temizlikten ziyade, ruhun moleküler frekansının bir üst oktava / octave geçişidir.

 

Gerçekliğin Ötesindeki Dedektif: Krzysztof Jackowski ve Adli Durugörünün Karanlık Dehlizleri

"Krzysztof Jackowski'nin durugörü / clairvoyance yeteneği Polonya adli makamları tarafından hangi yöntemlerle ve ne tür vakalarda kullanıldı?" Bu temel sorunun etrafında, parapsikolojinin ampirik / deneysel dünyasına ve bir medyumun zihninin derinliklerine inelim.

Jackowski’nin Psikolojik Portresi: Yalnızlık, Einstein ve Psi Faktörü

Krzysztof Jackowski, 1963 yılında Polonya’nın Człuchów kasabasında, oldukça mütevazı ve yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluğu, entelektüel merakını desteklemeyen bir çevrede, bir apartman dairesinin kasvetinde geçmiştir. Gençliğinde Albert Einstein hayranı olan Jackowski, okul kitapları yerine çöpe atılmış bilim kitaplarını toplayıp okumuş, ancak annesi derslerine odaklanması için Einstein’ın resmini yakmıştır. Bu olay, onun zeki ama çevresine yabancılaşmış ruhunda derin bir hayal kırıklığı ve isyan yaratmıştır. 21 yaşında evlenmiş, makine operatörü olarak çalışırken ağır depresyonlar ve varoluşsal sancılar çekmiştir. İki dünya arasındaki etkileşim doğaldır düşüncesi, onun hayatının ilerleyen dönemlerinde yaşadığı psişik deneyimlerle şekillenmiş bir inanç haline gelmiştir.

Adli Vakaların Çözümünde "Psikometri" Ritüeli

Jackowski, adli vakalarda bilgiyi doğrudan "görmek" yerine, "psikometri" / psychometry yöntemini kullanarak elde eder. Bu süreçte polisin veya ailelerin getirdiği, kurbanlara ait kıyafetler, fotoğraflar veya kişisel eşyalarla temas kurar.

  • Duyusal Temas ve Koku: Jackowski, nesneleri sadece elinde tutmaz; onları koklar, buruşturur ve alnına bastırır. Alın bölgesini bir "sensör" / sensor gibi kullandığını ifade eder. Nesnenin kokusunun, hedef kişinin hafızasındaki bilgilere açılan bir anahtar olduğunu savunur.
  • Zihinsel "Tat" ve Odaklanma: Vizyonlar genellikle birkaç saniyelik ani "flaşlar" / flashes veya bir "tat" / taste şeklinde gelir. Jackowski, bu bilgilerin mantıksal bir süzgeçten geçirilmeden, boş bir zihinle / empty mind alınması gerektiğini belirtir. En net görüleri, genellikle gürültülü ve dikkat dağıtıcı ortamlarda, konu üzerine yoğunlaşmadığında elde ettiğini söyler.

Sarsıcı Adli Vakalar ve Somut Kanıtlar

Jackowski’nin yeteneği, Polonya polis raporlarına ve mahkeme tutanaklarına yansımış onlarca vakada kendisini kanıtlamıştır.

1. Będzin Cinayeti ve Kundaklama (2006): Polisin tıkandığı bir çifte cinayet vakasında Jackowski, kurbanlara ait yanmış giysileri koklayarak failin kimliğini değil, failin girdiği bir ilişkiyi ve geçmişteki bir dükkan detayını görmüştür. Jackowski, failin üç yıl önce aynı binada bir boya dükkanı işlettiğini, karısını bir stajyerle aldattığını ve cinayetin kökeninde bir borç meselesi olduğunu söylemiştir. Polis bu "saçma" görünen bilgileri kontrol ettiğinde, gerçekten de 8 km uzaktaki beyaz bir kilisenin yanında yaşayan eski stajyeri bulmuş ve kadın her şeyi itiraf etmiştir. Psi faktörü hayatın temel bir bileşenidir fikri, bu vakadaki gibi rasyonel olarak açıklanamayan verilerin doğruluğuyla pekişmektedir.

2. Biedaszki Małe: Kesik Baş ve Kanlı Gömlek (2001): Kafası kesilerek öldürülen yaşlı bir adamın vakasında, Jackowski kurbanın pantolonuna dokunarak failin bir komşu olduğunu, bir marangoz atölyesinde cinayetin işlendiğini ve en önemlisi, failin kanlı gömleğini yatağının içindeki sandığa sakladığını söylemiştir. Polis, Jackowski’nin tarif ettiği o gömleği gerçekten de kanlı bir şekilde kanepenin içinde bulmuştur. Jackowski, nesnelerin özünü yakalamak için koku duyusunu kullanır.

3. Sylwia Vakası: Ölülerin Müdahalesi mi? (2003): Jackowski, kayıp bir kadın vakasında kadının öldürüldüğünü hissetmiş ve kameralar karşısında aniden kurbanın ağzından "Beni Freddy Nene büyüttü, Bogdan’ın ölümüyle yıkıldım" cümlelerini kurmuştur. Polis başta bu ifadelere inanmasa da, kadının katilleri yakalandığında, Sylwia’nın gerçekten Freddy isimli ninesi tarafından büyütüldüğü ve babası Bogdan’ın ölümünden çok etkilendiği doğrulanmıştır. Bu vaka, durugörünün sadece geçmişin bir kaydı değil, bir hayatta kalma kanıtı / survival of death olabileceği tartışmasını başlatmıştır.

Adli Süreçte Yasal Statü ve Polis İş Birliği

Polonya Polisi, başlangıçta Jackowski’yi "şarlatan" olarak yaftalamış olsa da, operasyonel başarıları görmezden gelememiştir.

  • Danışman Statüsü: Jackowski’nin ifadeleri doğrudan mahkeme kanıtı / evidence olarak kabul edilmez. Bunun yerine "operasyonel ipucu" / operational lead olarak değerlendirilir. Polis, onun verdiği bilgileri kullanarak somut delillere (ceset, cinayet aleti, kanlı gömlek) ulaşmaya çalışır.
  • Resmi Teşekkürler: Jackowski, başarısızlıkları olduğunda medyanın ağır saldırılarına maruz kalsa da, Polonya Ulusal Polis Karargahı 2016 yılında onun "olağanüstü becerilerini" resmen tanımış ve teşekkür belgesi yayınlamıştır.

Jackowski’nin durugörüsü, insan psikolojisinin sınırlarında gezen, trajediyle beslenen ve çoğu zaman kurbanın acısını bizzat hissetmesini gerektiren yıpratıcı bir süreçtir. Zihinsel boyutlar sıradan benliğimizi aşar tespiti, Jackowski'nin adli tıp uzmanlarını bile hayrete düşüren "imkansız" detayları bulma becerisini en iyi açıklayan cümledir.

Yedinci Bölge'nin Işığında Gelecek: Dr. Sharp'ın Kozmik Kehanetleri ve İnsanlığın Dönüşümü

"E. Ruder Drollinger'ın kaleminden aktarılan ve 'Yedinci Bölge' / Seventh Zone sakini olan ruhani rehber Dr. Sharp'ın vahiyleri / revelations, insanlığın maddi dünyadan psişik bir uyanışa geçeceği muazzam bir dönüşüm sürecini haber vermektedir." Bu kehanetler, sadece mistik birer vaat değil, aynı zamanda toplum yapısını, teknolojiyi ve inanç sistemlerini temelinden sarsacak evrensel yasaların bir dışavurumu olarak sunulur.

Psişik Çağ ve Işığın Egemenliği

Dr. Sharp'ın en temel öngörüsü, insanlığın "Psişik Çağ" / Psychic Age olarak adlandırılan yeni bir döneme girmesidir. Bu dönemde ruhun ışığı dünyayı aydınlatacak ve insanlığı "Maddeciliğin Sisleri" / Fogs of Materiality içinden çekip çıkaracaktır. Rehber, bu uyanışın bir tercih değil, evrimsel bir zorunluluk olduğunu vurgular. İlahi Sevgi, her şeyin üzerindeki en yüce güçtür düşüncesi bu çağın anahtarıdır ve insanların birbirlerini "Tanrı'nın evrensel zincirinin halkaları" olarak görmeye başlayacakları iddia edilir.

Ruhsal Dünyadan Gelen Teknolojik Devrim

Kehanetler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, teknolojik gelişmelerin kaynağına dairdir. Dr. Sharp'a göre, dünyadaki tüm önemli icatlar ve patentler, önce Eterik Dünya'nın / Ethereal World "Beşinci Bölgesi"nde / Fifth Zone denen Scholarly Belt'te (Bilginler Kuşağı) denenir ve mükemmelleştirilir.

  • Ruhsal İletişim Cihazı: Dr. Sharp, yakın gelecekte her evde telefon veya gramofon / victrola kadar yaygın olacak bir cihazın icat edileceğini kehanet eder. Bu cihaz, dünyadaki insanların Eterik Dünya sakinleriyle doğrudan iletişim kurmasını sağlayacak ve tüm batıl inançları ile "ölüm" korkusunu ortadan kaldıracaktır.
  • İleri Havacılık ve Kablosuz Enerji: Atlantislilerin / Atlantians bir zamanlar kullandığı mükemmel uçakların / aeroplanes ve kablosuz iletişim teknolojilerinin, ruhsal tekamülün / progression artmasıyla yeniden insanlığa "indirileceği" belirtilir.

Sosyal ve Siyasi Reformlar: "İnsanlığın Kardeşliği"

Dr. Sharp'ın kehanetleri, dünyanın idari ve sosyal yapısında da radikal değişiklikler öngörür. Tüm reformların aslında ilk olarak ruh dünyasında tasarlandığı savunulur.

  • Uluslararasıcılık ve Demokrasi: Dünyada "İnsanlığın Kardeşliği" / Brotherhood of Man ilkesinin hakim olacağı, gerçek bir demokrasinin ve "Uluslararasıcılık" / Internationalism ruhunun Washington, Lincoln ve Jefferson gibi "ileri ruhlar" / advanced souls tarafından dünyadaki liderlerin zihinlerine aşılanacağı kehanet edilir.
  • Toprak ve Sermaye Düzeni: Gelecekte, bir bireyin kendi evi için gerekenden daha fazla toprağa sahip olmasının yasaklanacağı / prohibitive, toprağın herkesin yararına işleneceği ve sermaye ile emeğin birleşeceği / amalgamated bir düzenin kurulacağı iddia edilir.
  • Kadın Faktörü: Kadınların sezgisel ve nazik doğasının, erkeğin saldırgan "hayvani doğasını" / animal nature yumuşatacağı ve dünyayı daha ruhsal bir seviyeye taşıyacağı öngörülür.

Dinlerin Sonu ve "Doğa Bilimi" Dinî

Dr. Sharp'a göre, mevcut "Dogmalar, İnançlar ve Yanılsamalar" / Dogmas, Creeds and Delusions yerini bilimsel ilkelere dayalı bir inanç sistemine bırakacaktır.

  • Altıncı Takdir Dönemi: İsa'nın "Beşinci Mesih" olduğu belirtilirken, şu anda "Altıncı Takdir" / Sixth Dispensation döneminin başladığı ve bunun dünyaya gelecek toplam Mesihlerin yarısını temsil ettiği kehanet edilir.
  • Karanlık Bölgelerin Tasfiyesi: İnsanlık dünyada yaşarken ruhsal yasaları öğrenip uyguladığında, ölümden sonra gidilen "Gölge Bölgesi" / Shadow Zone veya "Evsel Kuşak" / Domestic Zone gibi düşük titreşimli katmanlara gerek kalmayacak ve bu bölgeler zamanla ortadan kalkacaktır.

Psikolojik ve Gizemli Analiz: Egonun İflası

İnsan psikolojisi verilerine göre bu kehanetler analiz edildiğinde, Dr. Sharp'ın öğretisi bireysel "Ego"nun / Ego iflasını ve "Evrensel Benlik" / Universal Self ile bütünleşmeyi hedefler. Rehber, insanın "kendi felaketini kendi düşünceleriyle yarattığını" savunarak, toplumsal acıların kolektif bir psikolojik projeksiyon olduğunu ileri sürer. Gerçekler yok edilemez, çünkü onlar Tanrı'nın Krallığı'na aittir tespiti, rehberin sarsılmaz determinist / belirlemeci bakış açısını yansıtır.

Düşüncelerimiz, ruhumuzun ebedi elbiselerini dokur düşüncesi kaynakta sürekli yinelenen bir temadır. Dr. Sharp, "Asiler" / Unruly olarak nitelendirdiği uyumsuz ruhların, uyanana kadar "Asteroitler" / Asteroids üzerinde yaşayacaklarını belirterek, komplo teorilerine yakın bir kozmik hiyerarşi sunar. Bu, psikolojik olarak "ötekileştirilen" veya "tedavi edilemeyen" kişilik yapılarının kozmik bir tecrit / isolation alanına sürgün edilmesi fikridir.

 

  Kaynakça

Drollinger, E. R. (1900). The Journey of the Soul and the Ethereal World. Occult Publishing Co.

Weaver, Z., & Janoszka, K. (2022). The Mind at Large: Clairvoyance, Psychics, Police and Life After Death: A Polish Perspective. White Crow Books.

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ

    KAYIP TÜRKLER ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KURTLESEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ Baskı: Aralık 2014 ALİ RIZA ÖZDEMİR 1977 yılında Erzincan'da doğdu. Atatürk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Erzincan Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Kitaplarının ve kitap bölümlerinin dışında yazı, makale ve şiirleri değişik yayın organlarında yayımlanan Ali Rıza Özdemir, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Politik, Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezine bilimsel danışmanlık yapmaktadır. Özdemir, çalışmalarını tarihi coğrafya, dinler coğrafyası ve etnik coğrafya ile coğrafya tarihi ve coğrafyada felsefesi yönelimler konularında yoğunlaştırmıştır. YayımIanmış kitapları şunlardır: Ali Rıza Özdemir, (Hifzullah Eryeşil, Ahmet Remzi Oran, Ab- durrahim Güneş ile birlikte), Beyaz Kent: Siirt, Siirt Valiliği Yayınları, Ankara, 2007. Ali Rıza Özdemir, Kart Kurt Sesleri Arasında Kaybolan Gerçek: Kür...

YEZİDİLİĞİN YOKEDİLMESİ ÜZERİNE BİLİMSEL SAHTEKÂRLIK

  Yezidiliği yoketmek için yapılan sinsi uygulama… Yezidilik yerine EZİDİLİK kullanılarak,   bir kelime değil br topluluk   yok edilmeye çalışılıyor. Ortadoğuda geneli Şafii Kürtler arasında   Yezidiler   bir ayrıcalık gösterirken adlarının   “Ezidi” olarak değişimi   -mesnetsiz uydurmalar ile-   bir topluluk tarihinden koparılmak isteniyor. Lawrensin “Kürtleri Türklerden   koparmak için bir yüzyıl gerekir dediği gibi.” Yezidiler içinde   bir elli sene yeter gibi. Çünkü Yezidiler kapalı toplumdan yeni yeni açılım gösteriyorlar. En son İŞİD in terör faaliyetleri ile Yezidiler ağır yara aldılar. Birde bu hain plan ile 20 sene sonraki yeni nesil tarihinden kopacak ve istenilen hedef ne ise [?]  o olacaktır.   YÖK tezlerinde bile son yıllarda     Yezidilik, dipnotlarda   varken, temel metinlerde   Ezidilik   olarak yazılması ilmi ve araştırma kurallarına uygun değilken o tezler nasıl ilmi kurullardan ...

Ahmad al-Ghazali, The Metaphysics of Love

  Ahmad al-Ghazali, Remembrance, and the Metaphysics of Love JOSEPH E. B. LUMBARD For Alexis “Love is not love which alters when it alteration finds, or bends with the remover to remove.” Acknowledgments This book derives from a doctoral dissertation submitted to Yale University’s Department of Religious Studies. I am deeply indebted to my dissertation advisor, Gerhard Bowering, who first suggested this topic and saw the project through to completion. I must also thank Seyyed Hossein Nasr, under whom I completed an MA thesis on Abu Hamid al-Ghazali and who first introduced me to the fields of Islamic Studies and Sufi Studies. Beatrice Gruendler served as a meticulous reader for the dissertation and provided the overall structure that I have maintained in the final book. As a reader for the dissertation, William Chittick provided many excellent suggestions. His thorough critique of the revised manuscript many years later was invaluable. Neither the dissertation nor thi...
Arşiv Keşif Ağı: