"Tasavvuf düşüncesinde velilerin elinde
zuhur eden olağanüstü hallerin / miracles halka arz edilmesi ve birer üstünlük
nişanesi olarak sergilenmesi, hakikat erleri tarafından en sert ifadelerle
reddedilmiş; bu durum manevi bir 'hayz' / menstruation hali olarak
nitelenmiştir." Kaynaklarda kerametlerin gizlenmesi (kitmân) asıl kabul
edilirken, bunları açıklamak veli için bir rüsvaylık ve "Ricâ-ül
hayz" / erlerin hayz görmesi şeklinde tanımlanan ağır bir hicap / veil
(perde) vesilesi sayılmıştır.
Hayz-ı Ricâl: Keramet İfşasının Manevi Analizi
Velayet
makamına eren zatların kerametlerini saklamaları, dindarlığın ve kulluk
edebinin bir gereği olarak görülürken, bu hallerin izharı / disclosure manevi
bir kirlilik olarak kabul edilmiştir. Ariflerin bu durumu hayz / menstruation
ile eş tutmalarının temel sebebi, tıpkı kadınların hayızlı oldukları dönemde
ibadetten ve Hakk'ın huzurunda bulunmaktan (camiye girmekten) mahrum kalmaları
gibi, kerametiyle övünen velinin de o an için "huzur" / presence
halinden kopması ve ilahi perdelerle perdelenmesidir.
Hakiki veli, kerametini hayz hali gibi saklayan
ve ondan haya edendir. Kaynaklarda sürekli tekrarlanan bu fikir,
kerameti göstermenin nefsanî bir haz içerdiğini ve bu hazzın kulu asıl maksat
olan Allah'tan uzaklaştırdığını vurgular. Birçok veli, kerametini halka satmayı
(kerametfuruşluk) "erkeklerin hayz görmesi" olarak nitelemiş ve bu
hali manevi bir noksanlık (naks) olarak görmüştür.
Sırrı İfşa Etmenin Vebali ve "Müddeî" /
Claimant Eleştirisi
Kerametin sırrını korumak veli üzerine bir farz
olarak yüklenmiştir. Arifler, sevgiliden (Allah) gelen özel bir sırrın
başkalarına anlatılmasını "emânete hıyanet" ve "nâ-merdlik"
/ cowardice olarak nitelendirmişlerdir. Bu konuda velilerin ağır eleştirileri
şu noktalarda toplanır:
- Dava ve İddia Tehlikesi:
Kerametlerini gösteren kişi artık bir veli değil, bir "müddeî" /
claimant (iddiacı) ve palavracıdır. Zira keramet velide kendiliğinden
zâhir olmalı, veli ise ondan gaip / unaware olmalıdır.
- Mekr ve İstidrac Korkusu: Veliler,
kendilerinden zuhur eden kerametlerin aslında bir "mekr" / trap
(ilahi bir oyun) veya "istidrac" / leading to ruin (aldatıcı
başarı) olmasından tir tir titrerler. Bu yüzden kerameti bir lütuf değil,
ahiretteki nasiplerini azaltan bir "taviz" olarak görüp ondan
kaçarlar.
- Halkın Fitneye Düşmesi:
Kerametin ifşası halkın o veliye tapınma derecesinde bağlanmasına ve
Allah'ı unutmasına sebep olabilir; bu ise veli için en büyük cinayettir.
Manevi sarhoşluktan uyanan her arif, kerameti bir
imtihan ve mekr / trap olarak görmelidir. (Kaynaklarda dikkati çeken bu
fikir, kerametin bir neşe kaynağı değil, bir "imtihan ağırlığı"
olduğunu savunur.)
Psikolojik Analiz: Ucub / Self-admiration ve Riya
İnsan psikolojisinin "beğenilme
arzusu", tasavvuf yolundaki en büyük engellerden biri olan
"ucub" / self-admiration (kendini beğenme) ve "riya" /
hypocrisy (gösteriş) duygularını tetikler. Kerametin ifşası, nefsin bu "üstünlük"
arzusunu beslediği için "erkeklerin hayzı" olarak görülmüştür.
Şeyhlerin kerametlerini birer "çocuk emziği" / pacifier gibi
müridleri avutmak için kullandıkları ancak kâmil ariflerin bu gibi
oyuncaklardan münezzeh olduğu belirtilir.
Kendi varlığını (nefsini) gören bir kimse,
kerametiyle perdelenmiş bir müddeîdir. Kaynakların vurguladığı üzere,
keramet sahibi olduğunu sanan aslında bundan mahrum bırakılan kimsedir; zira
keramet, ortada benliğin bulunmadığı (fena) anda Allah'ın fiilinin tecelli
etmesidir.
Dipnotlar (APA):
- Attâr, F. (2022). Tezkiretü’l-Evliyâ (S. Uludağ, Çev.).
İstanbul: Kabalcı Yayınları. (s. 103, 246, 260-267).
- Hucvîrî, A. (2022). Keşfü’l-Mahcub - Hakikat Bilgisi (S.
Uludağ, Çev.). İstanbul: Dergâh Yayınları. (s. 110, 161, 206, 246).
- Kuşeyrî, A. (2004). Tasavvufun İlkeleri - Risale-i Kuşeyrî
(Cilt 1-2). İstanbul: Tercüman 1001 Temel Eser. (Cilt 1, s. 150, 252; Cilt
2, s. 545, 682, 702).
- Ozak, M. (1970). Envâru’l-Kulûb (Cilt 1-2). İstanbul. (Cilt 1,
s. 745-746; Cilt 2, s. 188).
- Vassâf, H. (2005). Sefîne-i Evliyâ (Cilt 1). (M. Akkuş & A.
Yılmaz, Haz.). İstanbul: Kitabevi Yayınları. (s. 371, 598-600).
- Uludağ, S. (2007). Sırlar Menbaı ve Tarikat Sultanı Cüneyd-i
Bağdâdî. İstanbul: Mavi Yayıncılık. (s. 616).
- Yavaş, S. (2001). Tâcü'l-Evliyâ ve Burhânü'l-Esfiyâ. (s.
598-600).
