Ana içeriğe atla

  
 
Print Friendly and PDF

ERLERİN HAYZI: KERAMET İFŞASININ MANEVİ REZALETİ VE NEFSİN GİZLİ TUZAKLARI

 

"Tasavvuf düşüncesinde velilerin elinde zuhur eden olağanüstü hallerin / miracles halka arz edilmesi ve birer üstünlük nişanesi olarak sergilenmesi, hakikat erleri tarafından en sert ifadelerle reddedilmiş; bu durum manevi bir 'hayz' / menstruation hali olarak nitelenmiştir." Kaynaklarda kerametlerin gizlenmesi (kitmân) asıl kabul edilirken, bunları açıklamak veli için bir rüsvaylık ve "Ricâ-ül hayz" / erlerin hayz görmesi şeklinde tanımlanan ağır bir hicap / veil (perde) vesilesi sayılmıştır.

Hayz-ı Ricâl: Keramet İfşasının Manevi Analizi

Velayet makamına eren zatların kerametlerini saklamaları, dindarlığın ve kulluk edebinin bir gereği olarak görülürken, bu hallerin izharı / disclosure manevi bir kirlilik olarak kabul edilmiştir. Ariflerin bu durumu hayz / menstruation ile eş tutmalarının temel sebebi, tıpkı kadınların hayızlı oldukları dönemde ibadetten ve Hakk'ın huzurunda bulunmaktan (camiye girmekten) mahrum kalmaları gibi, kerametiyle övünen velinin de o an için "huzur" / presence halinden kopması ve ilahi perdelerle perdelenmesidir.

Hakiki veli, kerametini hayz hali gibi saklayan ve ondan haya edendir. Kaynaklarda sürekli tekrarlanan bu fikir, kerameti göstermenin nefsanî bir haz içerdiğini ve bu hazzın kulu asıl maksat olan Allah'tan uzaklaştırdığını vurgular. Birçok veli, kerametini halka satmayı (kerametfuruşluk) "erkeklerin hayz görmesi" olarak nitelemiş ve bu hali manevi bir noksanlık (naks) olarak görmüştür.

Sırrı İfşa Etmenin Vebali ve "Müddeî" / Claimant Eleştirisi

Kerametin sırrını korumak veli üzerine bir farz olarak yüklenmiştir. Arifler, sevgiliden (Allah) gelen özel bir sırrın başkalarına anlatılmasını "emânete hıyanet" ve "nâ-merdlik" / cowardice olarak nitelendirmişlerdir. Bu konuda velilerin ağır eleştirileri şu noktalarda toplanır:

  1. Dava ve İddia Tehlikesi: Kerametlerini gösteren kişi artık bir veli değil, bir "müddeî" / claimant (iddiacı) ve palavracıdır. Zira keramet velide kendiliğinden zâhir olmalı, veli ise ondan gaip / unaware olmalıdır.
  2. Mekr ve İstidrac Korkusu: Veliler, kendilerinden zuhur eden kerametlerin aslında bir "mekr" / trap (ilahi bir oyun) veya "istidrac" / leading to ruin (aldatıcı başarı) olmasından tir tir titrerler. Bu yüzden kerameti bir lütuf değil, ahiretteki nasiplerini azaltan bir "taviz" olarak görüp ondan kaçarlar.
  3. Halkın Fitneye Düşmesi: Kerametin ifşası halkın o veliye tapınma derecesinde bağlanmasına ve Allah'ı unutmasına sebep olabilir; bu ise veli için en büyük cinayettir.

Manevi sarhoşluktan uyanan her arif, kerameti bir imtihan ve mekr / trap olarak görmelidir. (Kaynaklarda dikkati çeken bu fikir, kerametin bir neşe kaynağı değil, bir "imtihan ağırlığı" olduğunu savunur.)

Psikolojik Analiz: Ucub / Self-admiration ve Riya

İnsan psikolojisinin "beğenilme arzusu", tasavvuf yolundaki en büyük engellerden biri olan "ucub" / self-admiration (kendini beğenme) ve "riya" / hypocrisy (gösteriş) duygularını tetikler. Kerametin ifşası, nefsin bu "üstünlük" arzusunu beslediği için "erkeklerin hayzı" olarak görülmüştür. Şeyhlerin kerametlerini birer "çocuk emziği" / pacifier gibi müridleri avutmak için kullandıkları ancak kâmil ariflerin bu gibi oyuncaklardan münezzeh olduğu belirtilir.

Kendi varlığını (nefsini) gören bir kimse, kerametiyle perdelenmiş bir müddeîdir. Kaynakların vurguladığı üzere, keramet sahibi olduğunu sanan aslında bundan mahrum bırakılan kimsedir; zira keramet, ortada benliğin bulunmadığı (fena) anda Allah'ın fiilinin tecelli etmesidir.


Dipnotlar (APA):

  • Attâr, F. (2022). Tezkiretü’l-Evliyâ (S. Uludağ, Çev.). İstanbul: Kabalcı Yayınları. (s. 103, 246, 260-267).
  • Hucvîrî, A. (2022). Keşfü’l-Mahcub - Hakikat Bilgisi (S. Uludağ, Çev.). İstanbul: Dergâh Yayınları. (s. 110, 161, 206, 246).
  • Kuşeyrî, A. (2004). Tasavvufun İlkeleri - Risale-i Kuşeyrî (Cilt 1-2). İstanbul: Tercüman 1001 Temel Eser. (Cilt 1, s. 150, 252; Cilt 2, s. 545, 682, 702).
  • Ozak, M. (1970). Envâru’l-Kulûb (Cilt 1-2). İstanbul. (Cilt 1, s. 745-746; Cilt 2, s. 188).
  • Vassâf, H. (2005). Sefîne-i Evliyâ (Cilt 1). (M. Akkuş & A. Yılmaz, Haz.). İstanbul: Kitabevi Yayınları. (s. 371, 598-600).
  • Uludağ, S. (2007). Sırlar Menbaı ve Tarikat Sultanı Cüneyd-i Bağdâdî. İstanbul: Mavi Yayıncılık. (s. 616).
  • Yavaş, S. (2001). Tâcü'l-Evliyâ ve Burhânü'l-Esfiyâ. (s. 598-600).

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ

    KAYIP TÜRKLER ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KURTLESEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ Baskı: Aralık 2014 ALİ RIZA ÖZDEMİR 1977 yılında Erzincan'da doğdu. Atatürk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Erzincan Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Kitaplarının ve kitap bölümlerinin dışında yazı, makale ve şiirleri değişik yayın organlarında yayımlanan Ali Rıza Özdemir, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Politik, Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezine bilimsel danışmanlık yapmaktadır. Özdemir, çalışmalarını tarihi coğrafya, dinler coğrafyası ve etnik coğrafya ile coğrafya tarihi ve coğrafyada felsefesi yönelimler konularında yoğunlaştırmıştır. YayımIanmış kitapları şunlardır: Ali Rıza Özdemir, (Hifzullah Eryeşil, Ahmet Remzi Oran, Ab- durrahim Güneş ile birlikte), Beyaz Kent: Siirt, Siirt Valiliği Yayınları, Ankara, 2007. Ali Rıza Özdemir, Kart Kurt Sesleri Arasında Kaybolan Gerçek: Kür...

YEZİDİLİĞİN YOKEDİLMESİ ÜZERİNE BİLİMSEL SAHTEKÂRLIK

  Yezidiliği yoketmek için yapılan sinsi uygulama… Yezidilik yerine EZİDİLİK kullanılarak,   bir kelime değil br topluluk   yok edilmeye çalışılıyor. Ortadoğuda geneli Şafii Kürtler arasında   Yezidiler   bir ayrıcalık gösterirken adlarının   “Ezidi” olarak değişimi   -mesnetsiz uydurmalar ile-   bir topluluk tarihinden koparılmak isteniyor. Lawrensin “Kürtleri Türklerden   koparmak için bir yüzyıl gerekir dediği gibi.” Yezidiler içinde   bir elli sene yeter gibi. Çünkü Yezidiler kapalı toplumdan yeni yeni açılım gösteriyorlar. En son İŞİD in terör faaliyetleri ile Yezidiler ağır yara aldılar. Birde bu hain plan ile 20 sene sonraki yeni nesil tarihinden kopacak ve istenilen hedef ne ise [?]  o olacaktır.   YÖK tezlerinde bile son yıllarda     Yezidilik, dipnotlarda   varken, temel metinlerde   Ezidilik   olarak yazılması ilmi ve araştırma kurallarına uygun değilken o tezler nasıl ilmi kurullardan ...

Ahmad al-Ghazali, The Metaphysics of Love

  Ahmad al-Ghazali, Remembrance, and the Metaphysics of Love JOSEPH E. B. LUMBARD For Alexis “Love is not love which alters when it alteration finds, or bends with the remover to remove.” Acknowledgments This book derives from a doctoral dissertation submitted to Yale University’s Department of Religious Studies. I am deeply indebted to my dissertation advisor, Gerhard Bowering, who first suggested this topic and saw the project through to completion. I must also thank Seyyed Hossein Nasr, under whom I completed an MA thesis on Abu Hamid al-Ghazali and who first introduced me to the fields of Islamic Studies and Sufi Studies. Beatrice Gruendler served as a meticulous reader for the dissertation and provided the overall structure that I have maintained in the final book. As a reader for the dissertation, William Chittick provided many excellent suggestions. His thorough critique of the revised manuscript many years later was invaluable. Neither the dissertation nor thi...
Arşiv Keşif Ağı: