Ana içeriğe atla

  
 
Print Friendly and PDF

İngiliz Gizli Belgelerinde Kürtler "Güvenilmez"

 

İngiliz gizli belgelerinde Kürtlerin "güvenilmez" olduğunu belirten en ünlü ve en net ifade, 1919 yılında İngiltere’nin İstanbul’daki Yüksek Komiser Vekili Amiral Richard Webb tarafından Londra’ya gönderilen resmi raporda yer almaktadır.  

Bu ifadenin geçtiği belge ve tarihsel arka planı şu şekildedir:

Bahsedilen Belge ve Meşhur İfade

  • Belge Tarihi: 19 Ağustos 1919
  • Belgeyi Yazan: Amiral Richard Webb (İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiser Vekili)
  • Belgenin Alıcısı: İngiltere Dışişleri Bakanlığı (Londra)
  • İngiliz Arşiv Kodu: FO 371/4192/132317

Amiral Webb, Osmanlı topraklarını bölme ve Millî Mücadele'yi engelleme planları doğrultusunda Kürt aşiretlerinin kullanılıp kullanılamayacağını değerlendirdiği bu gizli telgrafta aynen şu ifadeleri kullanmıştır:

"Kürtlerin durumuna güvenemeyiz. Bizim niyetimiz her ne kadar Türkleri onlardan ayırmak ise de, Kürtlerin kendilerine ait hiçbir güvenilmezliği (yani istikrarsızlığı) göz ardı edilemez. Onlara hiçbir şekilde itimat edilemez."

İngiliz Belgelerinde Kürtler Hakkındaki Benzer Değerlendirmeler

İngiliz Dışişleri (Foreign Office - FO) ve istihbarat arşivlerinde, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Kürt aşiretlerinin tek bir çatı altında toplanamaması ve İngiliz çıkarlarına tam olarak hizmet etmemeleri üzerine benzer birçok rapor yazılmıştır:

  • Binbaşı Edward Noel’in Raporları (1919): Bölgede "Kürt Lawrence"ı olarak bilinen Binbaşı Noel, Kürtleri Türklerden ayırmak için çok uğraşmış ancak aşiretlerin büyük çoğunluğunun dinî bağlar nedeniyle Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti'ne sadık kalması üzerine İngiliz makamları büyük hayal kırıklığı yaşamıştır.  
  • Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un Tespitleri: Lozan Antlaşması sürecine giden yolda İngiliz yetkililer, Kürt aşiret liderlerinin sürekli fikir değiştirdiğini, kendi aralarında birlik olamadıklarını ve vaat edilen paralar ile makamlara rağmen "güvenilmez bir müttefik" olduklarını sıkça raporlamışlardır.  
  • Irak Genel Valisi Arnold Wilson'ın Görüşleri: Musul ve çevresindeki Kürt aşiretlerinin İngiliz mandasına karşı sık sık isyan etmesi üzerine, İngiliz askeri yetkilileri Kürtlerin merkezi bir otoriteye itaat etmeyen, "güvenilmez ve kontrolü zor" topluluklar olduğunu yazmışlardır.  

Özetle; bahsettiğiniz "güvenilmezlik" vurgusu, İngilizlerin kendi sömürgeci çıkarları ve Millî Mücadele'yi parçalama planları doğrultusunda Kürt aşiretlerini istedikleri gibi yönlendirememeleri ve aşiretlerin kendi içindeki bölünmüş yapıları nedeniyle 1919 tarihli Amiral Webb raporu başta olmak üzere birçok İngiliz istihbarat belgesine yansımıştır.  


İngiliz Ordnance Survey (Askeri Harita Dairesi)

Dünyadaki ilk ve en profesyonel ulusal harita dairesi kabul edilen İngiliz Ordnance Survey (Askeri Harita Dairesi) kurumudur.  

İngiliz İmparatorluğu'nun "bir yeri haritalandırdıktan sonra orayı kendi mülkü/toprağı olarak görmesi" felsefesinin tarihsel kaynağı, kuruluş amacı ve arkasındaki "gizem" şu şekildedir:

  Kuruluş Amacı: Askeri Güç ve İsyanları Bastırma

Ordnance Survey, 1791 yılında İngiliz Savunma Bakanlığı (Board of Ordnance) bünyesinde resmi olarak kurulmuştur. Ancak fikri temelleri çok daha eskiye, 1745 yılındaki İskoç (Jacobite) İsyanı'na dayanır.  

  • İlk Amaç: İngiliz ordusu, İskoçya'nın dağlık ve labirent gibi yollarında isyancıları yakalamakta zorlanınca, Kraliyet coğrafyacılarına "bölgenin adım adım haritasını çıkarma" talimatı verdi.  
  • Napolyon Tehdidi: Kurumun resmiyet kazanması ise Napolyon Savaşları sırasında, Fransa'nın İngiltere kıyılarına çıkarma yapma korkusuyla olmuştur. Ordunun savunma hatlarını belirlemek için tüm İngiltere'nin askeri ölçekli haritası çıkarılmıştır.  

  Mantığı

"Bir yerin incelemesi bitince İngiltere'nin orayı kendi toprağı olarak görmesi" ifadesi, sömürgecilik literatüründe "Haritalandırmak, Egemenlik Kurmaktır" (To map is to possess) ilkesine dayanır. Bunun en somut tarihi kaynağı ve örneği 1824 İrlanda Haritalandırmasıdır.  

  • Tarihsel Kaynak: Sömürgecilik ve harita tarihi üzerine en önemli otorite kabul edilen Profesör Brian Harley (J.B. Harley), "Haritaların Yapısı" (The Deconstruction of Maps) adlı ünlü çalışmasında İngiliz haritacılığını şöyle açıklar: "Harita hiçbir zaman sadece bir coğrafya belgesi değildir; o bir fetih ve mülkiyet aracıdır. İngilizler için bir yeri haritalandırmak, orayı hukuken ve zihnen İmparatorluğa bağlamaktır."
  • İrlanda Örneği (1824): İngiltere, İrlanda'yı tamamen kontrol altına almak istediğinde Ordnance Survey ordusunu adaya gönderdi. Bu projenin amacı, İrlanda'daki her bir tarlayı, tepeyi ve mülkü en ince detayına kadar (inç başına 6 mil ölçeğinde) haritalandırarak vergilendirmek ve İngiliz mülkiyetine geçirmekti. İngiliz haritacılar bir bölgeyi bitirdiğinde, orası artık yerel halkın değil, harita üzerinde sınırları çizilmiş bir "İngiliz mülkü" haline geliyordu.  

  "Gizem" ve Casusluk Boyutu

Harita Dairesi, sömürge döneminde sadece kendi topraklarını değil, gözünü diktiği diğer ülkeleri de gizlice haritalandırmıştır. Bu durum büyük bir gizlilik ve istihbarat operasyonu olarak yürütülmüştür:

  • "Gezgin" Maskeli Askeri Haritacılar: İngiliz dışişleri ve askeri harita dairesi, Osmanlı topraklarına (özellikle Orta Doğu, Kudüs ve Anadolu'ya) "arkeolog", "gezgin", "botanikçi" veya "coğrafyacı" maskesiyle ajanlar göndermiştir.
  • Kudüs Keşif Fonu (PEF): 1865'te kurulan bu fon vasıtasıyla Ordnance Survey subayları (örneğin ünlü İngiliz subayı Charles Warren), Kudüs'ün altını ve üstünü adım adım haritalandırmıştır. Bu haritalar, I. Dünya Savaşı'nda İngiliz ordusunun Filistin'i kolayca işgal etmesini sağlamıştır.
  • Gertrude Bell ve T.E. Lawrence: Bölgede arkeolojik kazı ve harita çalışması yapan bu isimler, aslında Ordnance Survey ve İngiliz askeri istihbaratı adına çalışarak Osmanlı'nın paylaşım haritalarını çizen figürlerdir.  

Özetle;   İngiliz devlet felsefesinde "Haritasını çizmediğin yer senin değildir; haritasını çizdiğin an ise orası artık senin mülkündür" anlayışı hakimdir. Harita Dairesi (Ordnance Survey), topografik bir harita çizerek aslında o toprağın üzerindeki yerel egemenliği silip yerine İngiliz kontrolünü yerleştirmenin ilk hukuki ve askeri adımını atıyordu.  

Bu konu hakkında daha derinlemesine okuma yapmak isterseniz, haritacılık ve sömürgecilik ilişkisini anlatan Matthew Edney'nin "Mapping an Empire" (Bir İmparatorluğu Haritalandırmak) kitabını veya J.B. Harley'nin makalelerini inceleyebilirsiniz.


Bu blogdaki popüler yayınlar

ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ

    KAYIP TÜRKLER ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KURTLESEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ ETNİK COĞRAFYA BAKIMINDAN KÜRTLEŞEN TÜRKMEN AŞİRETLERİ Baskı: Aralık 2014 ALİ RIZA ÖZDEMİR 1977 yılında Erzincan'da doğdu. Atatürk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Erzincan Üniversitesinde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Kitaplarının ve kitap bölümlerinin dışında yazı, makale ve şiirleri değişik yayın organlarında yayımlanan Ali Rıza Özdemir, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsünün Politik, Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezine bilimsel danışmanlık yapmaktadır. Özdemir, çalışmalarını tarihi coğrafya, dinler coğrafyası ve etnik coğrafya ile coğrafya tarihi ve coğrafyada felsefesi yönelimler konularında yoğunlaştırmıştır. YayımIanmış kitapları şunlardır: Ali Rıza Özdemir, (Hifzullah Eryeşil, Ahmet Remzi Oran, Ab- durrahim Güneş ile birlikte), Beyaz Kent: Siirt, Siirt Valiliği Yayınları, Ankara, 2007. Ali Rıza Özdemir, Kart Kurt Sesleri Arasında Kaybolan Gerçek: Kür...

YEZİDİLİĞİN YOKEDİLMESİ ÜZERİNE BİLİMSEL SAHTEKÂRLIK

  Yezidiliği yoketmek için yapılan sinsi uygulama… Yezidilik yerine EZİDİLİK kullanılarak,   bir kelime değil br topluluk   yok edilmeye çalışılıyor. Ortadoğuda geneli Şafii Kürtler arasında   Yezidiler   bir ayrıcalık gösterirken adlarının   “Ezidi” olarak değişimi   -mesnetsiz uydurmalar ile-   bir topluluk tarihinden koparılmak isteniyor. Lawrensin “Kürtleri Türklerden   koparmak için bir yüzyıl gerekir dediği gibi.” Yezidiler içinde   bir elli sene yeter gibi. Çünkü Yezidiler kapalı toplumdan yeni yeni açılım gösteriyorlar. En son İŞİD in terör faaliyetleri ile Yezidiler ağır yara aldılar. Birde bu hain plan ile 20 sene sonraki yeni nesil tarihinden kopacak ve istenilen hedef ne ise [?]  o olacaktır.   YÖK tezlerinde bile son yıllarda     Yezidilik, dipnotlarda   varken, temel metinlerde   Ezidilik   olarak yazılması ilmi ve araştırma kurallarına uygun değilken o tezler nasıl ilmi kurullardan ...

Ahmad al-Ghazali, The Metaphysics of Love

  Ahmad al-Ghazali, Remembrance, and the Metaphysics of Love JOSEPH E. B. LUMBARD For Alexis “Love is not love which alters when it alteration finds, or bends with the remover to remove.” Acknowledgments This book derives from a doctoral dissertation submitted to Yale University’s Department of Religious Studies. I am deeply indebted to my dissertation advisor, Gerhard Bowering, who first suggested this topic and saw the project through to completion. I must also thank Seyyed Hossein Nasr, under whom I completed an MA thesis on Abu Hamid al-Ghazali and who first introduced me to the fields of Islamic Studies and Sufi Studies. Beatrice Gruendler served as a meticulous reader for the dissertation and provided the overall structure that I have maintained in the final book. As a reader for the dissertation, William Chittick provided many excellent suggestions. His thorough critique of the revised manuscript many years later was invaluable. Neither the dissertation nor thi...
Arşiv Keşif Ağı: